GZT Haber Merkezi’nden merhaba, ben Sinan Bakioğlu. Bugün askeri stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar hocamla beraberiz. Hoş geldiniz.
Hoş bulduk efendim.
Bu videoda 18 Haziran 2026’da Ukrayna’nın Moskova’yı hedef alan İHA saldırılarını konuşacağız. Videolar üzerinden ilerleyerek notlar alacağız. İçeriğe geçmeden önce küçük bir ricamız var: GZT olarak 3 milyona ulaşmamıza çok az kaldı. Sizlerden kanalımıza katılmanızı ve abone olmanızı rica ediyoruz. Hemen başlayalım hocam.
Burada büyük bir patlama var; üstünde kubbe şeklinde bir görüntü oluşuyor. İsterseniz şuradan durduralım. Buradaki patlamaya sebep olan şey nedir? Hangi platformdan atış yapılmış olabilir?
Şimdi burada bir İHA görüntüsü var. Drone yaklaşıyor ve imha ediliyor. Burada büyük ihtimalle FPV drone’lar kullanılıyor. Uçuş güzergahı, boyutları ve taktiği açısından baktığımızda bu bir “tek yön” yani kamikaze drone. Yaklaşık 1600 kilometre menzilleri var, son versiyonları 2600 kilometreye kadar ulaşabiliyor. Ukrayna’nın açıklamalarına göre yaklaşık 200 adet drone kullanılmış. Bunlar UJ-22, UJ-26 veya FPV modelleri olabilir. Bu drone’lar radyo frekanslarından veya elektronik harp sistemlerinden etkilenmiyor; doğrudan hedefe kilitlenerek hareket ediyorlar.
Hocam, bu videoda da bir Rus askerinin hava savunma sistemiyle insansız hava aracını vurmaya çalıştığı anları görüyoruz. Askerin kullandığı sistem nedir ve bu tarz sistemler neden önemlidir?
Bunlar omuzdan atılan hava savunma sistemleri (MANPADS). Görüntüdeki silah 9K333 Verba tipi bir füze. 2010 yılından beri Rus ordusu tarafından kullanılıyor. Ancak görüntüde bir taktik hatası var; askerler açık alanda ve karmaşık bir düzen içindeler. Mevzi veya nişan tesisi yok. Ayrıca bu silahların 6,5 kilometre menzili varken, drone 900 metre gibi çok yakın bir mesafede. 200 drone’luk bir sürü saldırısında bu tarz manuel sistemler maliyet etkin değildir. Burada lazer veya mikrodalga sistemleriyle toplu imha yöntemleri kullanılması gerekir.
Peki, sıradaki videoya geçelim. Burada hava savunma sistemiyle vurulan drone hangisidir?
Bu, Ukrayna’nın elindeki FPV tipi uzun menzilli bir drone. 50 ila 120 kilogram arasında patlayıcı taşıyabilir. Ukrayna topraklarından havalanıp 1600 kilometre yol katederek Moskova’ya ulaştı. Bu, artık SİHA’ların veya kamikaze drone’ların “derin taarruz” görevini, eskiden sadece uçakların (F-35, F-22 gibi) yapabildiği bir noktaya taşıdığını gösteriyor.
Ukrayna bu sistemleri nasıl temin edebiliyor? Tek seferde 200 drone’u nasıl kaldırabiliyor?
Bu drone’ları Ukrayna kendi üretiyor. Motorları dahil yerli üretimleri var. Sadece 200 değil, binlerce drone’u aynı anda kaldırabiliyorlar. Hedefe kilitlenme yöntemini kullandıkları için elektronik harp sistemlerinden etkilenmeden doğrudan imha noktasına gidiyorlar.
Ukrayna bu taktik değişikliğiyle neyi hedefliyor? Neden petrol ve enerji tesisleri seçiliyor?
Birkaç ay öncesine kadar Ukrayna “savunma konsepti” ile mevzilerini koruyordu. Şimdi ise “karşı taarruz” taktiğine geçtiler. Amaçları; rafinerileri ve boru hatlarını vurarak Rusya’nın gelir kaynaklarını azaltmak, lojistik imkanlarını kısıtlamak ve içeride bir “Hürmüz etkisi” (enerji fiyatlarını artırarak) yaratarak Batı’nın desteğini yeniden canlandırmak. Masada güçlenmek istiyorlar. Rusya ise buna karşılık olarak benzin ve jet yakıtı ihracatını yasakladı.
Rusya, Ukrayna’nın bu yeni taktiğine nasıl cevap verebilir?
Rusya, Ukrayna’nın en hassas noktası olan elektrik dağıtım şebekelerini hedef alacaktır. Elektrik düğüm noktalarını ve enerji terminallerini vurduğunuzda kışın insanlar evlerinde donar ve hiçbir şey kullanamazlar. Halkı sindirmek ve ordunun savaşma azmini kırmak için jeneratörlerin dahi çalışmaması adına tüm enerji zincirini (petrol depoları ve doğalgaz tesisleri dahil) vuracaklardır. Ayrıca Karadeniz bağlantısını tamamen kesmeyi hedefleyeceklerdir.
Bu karşı saldırı çok katmanlı olacaktır; Şahit-136 tipi İHA’lar, Orejnik füzeleri ve Su-57 gibi uçaklarla bir taarruz planlayacaklardır. Coğrafi olarak Odessa, Harkiv ve Kiev en kritik noktalar. Harkiv sanayinin kalbi ve çelik üretimi için; Odessa limanları tahıl sevkiyatı için; Kiev ise komuta kontrol merkezi olduğu için Rusya’nın ana hedefi olacaktır. Az önce anlattığımız çok katmanlı saldırıların Harkiv’e, Odessa’ya ve Kiev’e olma ihtimali çok yüksek. Bu saldırılar kapsamında, Dinyeper Nehri üzerindeki elektrik üretim tesislerine ve dağıtım şebekelerine de darbeler indirilebilir; buna dikkat etmek gerekiyor.
Odessa’ya saldırıldığında, Ukrayna’nın Karadeniz’e çıkışı için kalan çok kısa mesafe de kesilmiş olacak. Dolayısıyla burayı kapattığınız andan itibaren Ukrayna artık bir kara devleti haline gelecek. Harkiv ele geçirildiğinde ise ülkenin sanayi üretim merkezi kaybedilmiş olacak. Kiev’e bir saldırı düzenlenmesi durumunda ise komuta kontrol felç edilecek ve merkezden yönetim imkânsız hale gelecek.
Aktardıklarınız için çok teşekkür ederim, ağzınıza sağlık.
Ben teşekkür ederim. Askeri stratejist Doçent Doktor Kemal Olçar hocamızla, Ukrayna’nın Rusya’ya 18 Haziran tarihinde insansız hava araçlarıyla yaptığı saldırıları konuştuk. Ayrıca iki ülkenin karşılıklı hamlelerini ve gelecekteki olasılıkları değerlendirdik. Umarız konu zihinlerinizde daha netleşmiştir.
Efendim, programımızı noktaladık. Bu tarz daha fazla içerik için GZT’ye abone olmayı ve katılmayı unutmayın. Sonraki içeriklerde görüşmek üzere, hoşça kalın.

