
Etiyopya’da
halkın
temel
besin
maddesi
mısır.
Teff
denilen,
kuşyemini
andıran
bir
tahıldan
lavaşa
benzeyen
bir
ekmek
yapıyorlar.
Görebildiğim
sığırlar
keçiden
biraz
büyük
olan
ufak
yapılı,
küçük
boynuzlu
hayvanlardı.
İri
olanların
sık
orman
içine
girerek
yiyecek
bulması
mümkün
olmazdı.
Bizde
balık
avlamakta
kullanılan
“serpme”
denilen
uçlarına
kurşun
bağlanmış
ağın
benzerlerini,
kuş
avlamak
için
kullandıklarını
öğrendim.
Elinde
ağ
ile
ormandaki
ağacın
tepesine
tırmanıp,
alt
tarafa
kuşlar
konduğunda,
ağı
açılacak
şekilde
serbest
bırakarak
kuşları
yakalamaya
çalışıyorlardı.
Anasonla
yapılan
yüksek
alkollü
bir
içkileri
var.
Mısır
tanelerini
bu
sıvı
içinde
beklettikten
sonra
kuşların
önüne
yem
olarak
atıyorlarmış.
Bu
taneleri
yiyen
kuşlar
alkolün
etkisiyle
uçamaz
hale
gelince
kolayca
yakaladıklarını
söylediler.
Sığ
sulardaki
balıkları
ucu
sivriltilmiş
bir
demirden
ibaret
zıpkınla
yakalamış
olduklarını
gördük.
MİLLİ
PARK
Çok
yoğun
bir
ormanın
içinden
geçen
stabilize
yoldan
geçerek
milli
parka
gittik.
Çoğunu
tanıyamadığım
pek
çok
bitki
yanında
çeşitli
hayvanları
gördük.
10-12
bireyden
oluşan
maymun
aileleri
yol
üzerinde
bile
görülüyordu.
Milli
parkta
güvenlik
görevlisi
olarak
çalışan,
kendisine
silah
taşıma
yetkisi
verilmiş
yabancı
dil
bilen
bir
görevliye
ücretini
sordum.
Gururla
ayda
30
dolar
aldığını
söyledi.
Yapılacak
olan
yatırımda
çalıştırılacak
işçiler
için
günde
1
dolar
ve
1
kilogram
mısır
verilmesinin
yeterli
olacağı
bilgisini
verdiler.
Ten
rengi
kuzguni
siyah
olan
insanlara
rastladık.
Bize
pek
konuksever
davranmadılar.
Etiyopya
halkı
fotoğraflarının
çekilmesinden
hoşlanmıyor.
Ekipteki
meraklılar,
bazı
yerlerde
para
ödeyerek,
sazdan
yapılma
evlerin
içine
girerek
fotoğraf
çekti.
BİTKİSEL
ÜRÜNLER
Etiyopya’nın
en
önemli
ihraç
ürünü
kahvedir.
Başkentte
bazı
caddeler,
mis
gibi
kavrulmuş
kahve
kokuyordu.
Temel
besin
maddesi
mısır
demiştik.
Közlenmiş
yerli
mısırı
yemenin
hayli
zahmetli
olduğunu
deneyerek
öğrendim.
Muz
da
önemli
bir
yiyecek.
Yer
fıstığı,
bitkisel
yağ
ve
protein
kaynağı.
Uyuşturucu
etkisi
nedeniyle
yasaklanmış
olan,
“kat”
denilen
bir
çalının
yapraklarını
çiğneyenler
var.
Bu
gezi
sırasında
50
yıla
yakın
meslek
deneyimi
olan
bir
ziraat
yüksek
mühendisi
idim.
Öğrenciyken
de
bitkilerin
sınıflandırılması
ile
ilgili
dersten
yüksek
not
almıştım.
Limon,
muz,
bamya,
pamuk,
mısır,
susam,
yer
fıstığı,
arpa,
Sudan
otu
gibi
sınırlı
sayıdaki
bitkiler
dışında
pek
çok
bitkiyi
tanıyamadım.
Bir
kamu
işletmesini
gezerken,
görevli
kişi
bana
ağacın
dalından
kopararak
yeşil
renkli
portakala
benzer
bir
meyve
ikram
etti.
Ben
kabuğunu
soymaya
çalışınca,
olduğu
gibi
yeneceği
söylendi,
bir
hayli
mahcup
oldum.
Yolda
bir
soğan
tarlası
gördük.
Tarla
halk
arasında
“erkek
soğan”
denilen
çiçek
saplarıyla
doluydu.
İlgililer
süs
bitkisi
olarak
Hollanda’ya
ihraç
edileceğini
söylediler.
Örnek
olarak
aracımızın
bagajına
aldığımız
bir
soğanı
kokusu
dolayısıyla
atmak
zorunda
kaldık.
Etiyopya’nın
iklimi
pamuk
yetiştirmeye
çok
uygun,
pamukları
uzun
lifli
ve
dokumaya
elverişli.
Küba
tarafından
yaptırılarak
Etiyopya’ya
armağan
edilen
bir
çırçır
fabrikası
gördük.
DEĞERLENDİRİLMEYEN
KAYNAKLAR
Başkent
yakınlarında
Sovyet
Rusya
tarafından
yapılmış,
kapalı
olan
büyük
bir
dokuma
fabrikasını
gezdirdiler.
Bizim
Nazilli
Sümerbank
dokuma
fabrikasına
benziyordu.
Yeterli
sermaye
ve
personel
olmadığı
için
çalıştırılmıyordu.
Bir
başka
yerde
yapılmış
olan
duru
su
ile
dolu
bir
barajın,
“dolu
savak”
denilen
üst
kısmından
taşan
sular,
komşu
ülke
Sudan’a
doğru
akıyordu.
Barajın
suyunu
değerlendirecek
kanallar
açılamamış.
Çalışmaya
hazır
milyonlarca
insan
var.
Ama
onların
eline
verecek
kazma
kürek
bile
yok
sanırım.
Ücretlerini
ödeyip
o
insanları
doyurmak
için
de
para
lazım.
Her
şeye
muhtaç
bir
ülke
Etiyopya.
Herşeye
de
layık
insanlar
bence.
Taşıtla
yanından
geçerken
bebeği
ile
araca
binmek
için
avucunun
içi
yukarı
gelecek
şekilde
eliyle
işaret
eden,
mor
giysili
genç
hanımın
duruşundaki
zarafet
dikkatimi
çekmişti.
SONUÇ
Maalesef
Afrika
başta
olmak
üzere
pek
çok
ülke
soyuluyor.
Milyonlarca
insan
sefalet
ve
açlık
çekerken
onların
besinlerini
yetiştireceği
yerler
kiralanarak
batı
ülkelerinin
motorları
için
yakıt
üretiliyor.
Kaynaklar
eğitim,
sağlık
ve
refah
için
kullanılmayıp
silahlanmaya
ayrılıyor.
Çekirge
gibi
doğal
afetler
de
cabası.

