
Genel
Başkanımız
Doğu
Perinçek,
Bahçeli’nin
teröristbaşı
Öcalan
ve
PKK’nın
partisi
DEM’e
yönelik
çıkışını
‘pervasızlık’,
ve
‘sınır
tanımazlık’
olarak
değerlendirdi.
Vatan
Partisi’nin,
Bahçeli’nin
oyuncu
olarak
yer
aldığı
ABD-İsrail
planını
bozacağını
bildirdi.
Genel
Başkanımız
Doğu
Perinçek’in
açıklamasının
tamamı
şu
şekilde:
Aziz
Türk
milleti
ve
değerli
basın
mensuplarımız
hepinizi
sevgiyle,
saygıyla
selamlıyoruz.
Türkiye’miz
zor
bir
döneme
girdi.
Önümüzde
büyük
zorluklar
var.
Çetin
bir
dönem.
Ama
Türkiye
bu
zorlukları
büyük
çözümlerle,
büyük
kararlarla;
bir
devrimle
aşacak
yeteneklere
sahiptir.
O
bakımdan
hiçbir
karamsarlığımız
yok.
Önümüze
büyük
bir
iyimserlikle,
umutla,
güvenle
-Türk
milletine
olan
güvenimizdir
bu-
bakıyoruz.
Bu
zorlukları
yenmede
milletimize
önderlik
edecek
olan
öncü
partimiz
Vatan
Partisi’ne
olan
güvenle
bakıyoruz.
Milliyetçi
Hareket
Partisi
Genel
Başkanı
Devlet
Bahçeli’nin
konuşmasını
kamuoyu
öğrenmiş
bulunuyor.
Bu
konuşma
hakkında
Ancak
bir
pervasızlık,
bir
cüretkarlık,
bir
sınır
tanımazlık
saptaması
yapabiliyoruz.
PKK’YA
CÜRET
KAZANDIRIYOR
Bu
hangi
kanundur?
Bu
hangi
hukuktur?
Bu
hangi
devlettir?
Kimin
kanunudur?
Kimin
hukukudur?
Hangi
devlet
adına
bu
konuşma
yapılmaktadır?
İsrail
ve
Amerikan
hukukuna
göre
mi?
İsrail
ve
Amerikan
devletlerinin
kararlarına
ve
planlarına
göre
mi?
Başka
bir
manzara
gözükmüyor.
Çünkü
Devlet
Bahçeli’nin
bu
konuşması
PKK’ya
cüret
kazandırıyor.
PKK’ya
kuvvet
kazandırıyor.
PKK’yı
yasallaştırıyor.
PKK’ya
tarihi
roller
sunuyor.
PKK’nın
önüne
tarihi
fırsatlar
arz
ediyor.
Bu
konuşmanın
başka
hiçbir
anlamı
yoktur.
Şu
tür
yorumlar,
“Efendim
PKK’yı
Amerika’nın
elinden
alacakmış…”
PKK’yı
Amerika’nın
ve
İsrail’in
iyice
kucağına
itiyor.
Çünkü
bu
konuşmada
önerilenler
uygulandığı
zaman
PKK’nın
büyümesinden,
güçlenmesinden
ve
Türk
Silahlı
Kuvvetleri’nin
görevlerinin
ağırlaşmasından
başka
hiçbir
sonuç
gelmez.
Bahçeli’nin
bu
konuşması
PKK
tarafından
alkışlanır
ve
alkışlanmaktadır.
İkincisi
bu
konuşma,
Cumhuriyet
Halk
Partisi
(CHP)
yönetimi
tarafından
da
benimsenmektedir.
Daha
önemlisi
ancak
ve
ancak
CHP
yönetiminin
iştirakiyle,
ortaklığıyla
hayata
geçirilebilecek
öneriler
yapılmıştır.”
NE
ERDOĞAN
NE
MİLLİYETÇİLER
ORTAK
OLMAZ
Bu
önerilere
Devlet
Bahçeli,
ne
Cumhurbaşkanımız
Tayyip
Erdoğan’ı
ve
AK
Parti’yi
katabilir
ne
de
Türkiye’nin
herhangi
bir
milliyetçi
örgütünü,
çevresini,
kurumunu,
insanını
ortak
edebilir.
Bu,
Bahçeli’nin
ve
onunla
birlikte
hareket
edebilecek
olan
MHP
yöneticilerinin
Türk
milleti
ve
Türkiye
Cumhuriyeti
devletine
karşı
sadakat
ve
vefalarına
son
vermeleri
anlamına
gelmektedir.
Ve
aynı
zamanda
Amerika
Birleşik
Devletleri
ve
İsrail’in
Suriye’nin
kuzeyinde
Türk
Devleti
ile
Suriye’nin
işbirliğini
dinamitlemesi
planına
hizmet
eden
bir
konuşmadır.
Gündemde
olan
neydi?
Türkiye
ve
Suriye
ile
işbirliği
yapacak.
Suriye’nin
kuzeyindeki
PKK’yı
temizleyecek.
Rusya
ve
İran
bunu
desteklemeye
hazır.
Bu
planın
mimarlığını
Vatan
Partisi
yapıyor.
Böylece
PKK
bitirilecek.
Türkiye’nin
barışı,
huzuru,
güvenliği
sağlanacak.
Türk
ve
Kürt
halklarımız
arasında
Türk
milleti
çerçevesi
içerisinde
birlik
beraberlik
güçlendirilecek.
Ve
Amerika
Birleşik
Devletleri’nin
Yunanistan’da
Ege
kıyılarına
yaptığı
yığınağa
karşı
iç
cephe
kuvvetlendirilecek.
Bahçeli
bu
plana
karşı
Amerika-İsrail
planını
Türkiye’nin
önüne
koymaktadır.
İÇ
CEPHEYİ
DAĞITMAYA
YÖNELİK
BİR
PLAN
Türk
milleti
bu
planı
kabul
etmeyecek.
Türk
milleti
bu
planı
bugünden
çöpe
atmıştır.
MHP’nin
Türk
milleti
uğruna
hayatını
ortaya
koymuş
insanları
ve
yöneticileri
de
bu
plana
hiçbir
şekilde
teslim
olmayacaklardır.
Bu
plan
Türkiye’nin
direncini
dağıtmaya
yönelik
bir
plandır.
Türkiye’nin
iç
cephesini
parçalamaya,
dağıtmaya;
her
türlü
güveni
sarsmaya
yönelik
bir
plandır.
Devlet
Bahçeli
o
planın
içine
girmiştir.
“Onun
için
artık
Türk
milletinin,
Türk
milliyetçiliğinin
ve
Türkiye’nin
geleceğinin
Devlet
Bahçeli’den
bekleyebileceği
hiçbir
şey
yoktur.
O
artık
PKK’nın
umududur.
O
artık
Amerika’nın
umududur.
O
artık
İsrail’in
umududur.
Türkiye’yi
bir
kaosa
sürüklemek
peşindedir
Devlet
Bahçeli.
Aynı
zamanda
şu
anda
hükümet
etmekte
olan
Cumhur
İttifakı’nı
da
dağıtmanın
peşinde.
Ekonomik
krizin
yanında
bir
de
siyasi
krize
sürükleme
planının
içinde.
Bunları
saptamak
zorundayız.
PKK’YI
ABD
VE
İSRAİL’DEN
AYIRAMAZSINIZ
Efendim
Devlet
Bahçeli’nin
bir
ajandası
var’
deniyor…
PKK’yı
Amerika’nın
elinden
alamazsınız.
PKK’yı
İsrail’in
elinden
alamazsınız.
PKK
ile
Amerika
ve
İsrail
arasındaki
bağlar
stratejiktir.
PKK,
Amerika
ve
İsrail’in
stratejik
piyonudur.
Çünkü
PKK’nın
hedefi
Türkiye,
İran,
Irak
ve
Suriye
topraklarında
‘Kürdistan’
adı
altında
bir
ikinci
İsrail
devleti
yaratmaktır.
Bu
planın
karşısında
olan
ülkeler
Türkiye’dir,
İran’dır,
Irak’tır,
Suriye’dir
ve
Rusya’dır.
Bahçeli,
bu
devletleri
karşıya
alarak
uygulanan
bir
planda
ancak
yanında
Amerika
ve
İsrail’i
bulur.
O
nedenle
Amerika
ve
İsrail’siz
bir
PKK
amacı,
hedefi
gerçekleştirilemez.
Bahçeli’nin
zaten
PKK’yı
ABD
ve
İsrail’in
elinden
alma
gibi
bir
niyeti
yok.
Devlet
Bahçeli
belli
kuvvetlerin
güdümünde,
denetiminde
olan
bir
siyasi
kişilik
olarak
böyle
bir
planın
içine
itilmiştir.
Bu
planın
başında
Devlet
Bahçeli
falan
yok.
Türk
Devleti
de
yok.
Bu
planın
başında
Türkiye’nin
başındaki
belayı
büyütmek
isteyen
Amerika
ve
İsrail
var.
Şu
anda
Devlet
Bahçeli’ye
bu
rol
verilmiştir.
O
kendisine
verilen
rolü
oynamaktadır.
Oyuncudur.
Oyun
kuran
değil.
TÜRKİYE’NİN
GELECEĞİNDE
GEÇERLİLİĞİ
YOK
Ama
değerli
vatandaşlarım,
değerli
basın
mensuplarımız;
tarih
sahnesine
çıkan
bir
Türk
milleti
var.
Tarih
sahnesine
çıkan
bir
Türkiye
işçi
sınıfı
var.
Tarih
sahnesine
çıkan
bir
Türkiye
çiftçileri,
köylüleri
var.
Türkiye’nin
çarşıları
var.
Esnafı,
zanaatkarı,
sanayicileri
var.
Türkiye’nin
aydınları,
memurları
var.
Onun
için
tarih
sahnesi
yalnız
Bahçelilerin,
PKK’nın,
Amerika’nın
ve
İsrail’in
eline
bırakılmış
değildir.
O
sahnede
Vatan
Partisi
var.
O
bakımdan
bu
plan
kesinlikle
bozulacaktır.
Bu
planın
bozulması
için,
bütün
vatanseverleri,
bütün
Türk
milletini;
Kürt’üyle,
Türk’üyle,
Sünnisiyle,
Alevisiyle,
bütün
Türk
milletini
göreve
çağırıyoruz.
Vatan
Partisi
olarak
bu
görevin
başındayız.
Türkiye’yi
kesinlikle
böldürtmeyeceğiz.
Türkiye’nin
geleceğinde
Amerika-İsrail
güdümlü
PKK’ya
hiçbir
yer
yok.
Mecliste
PKK’ya
yer
yok.
Onun
için
İmralı’dan
Apo’yu
çıkarıp
meclise
getirmek,
Dem
Partisi’nin
karşısına
çıkartmak,
Abdullah
Öcalan’ın
çağrılarıyla
bu
sorunu
çözmek
gibi
Amerikan-İsrail
oyunlarına
gelmek
gibi
şeylerin
önümüzdeki
dönem
geçerliği
yok.
ÖCALAN
MECLİS’E
GELEMEZ,
DEM
ONA
GİDECEK
Geçerli
olan
şudur:
Dem
partisi
kapatılacak.
PKK’ya
Türkiye’de
yasal
olanak
tanınmayacak.
O
nedenle
Abdullah
Öcalan’ın
İmralı’dan
çıkartılıp,
meclise
getirtilip
Devlet
Bahçeli’nin
söylediği
gibi
DEM
grubunun
kürsüsüne
oturtulup
bazı
çağrılarda
bulunması
ihtimali
sıfırdır.
Ama
şu
olacaktır.
DEM
Partililer
İmralı’ya
gider,
orada
gruplarını
kurarlar.
Abdullah
Öcalan
da
İmralı’da
DEM
parti
grubuna
nutuklar
atabilir.
Bu
olacaktır.
Türkiye
tarihi
bir
fırsat
ile
geçirmiştir.
Suriye
ile
Türkiye
iş
birliği
yapacaktır.
Suriye’nin
kuzeyindeki
PKK
etnik
bölücülüğü
ve
aynı
zamanda
‘İslam’
adı
altında
İslam
düşmanı
olan
o
sahte
İslamcı
terör
örgütleri
temizlenecektir.
İran
ve
Rusya
bu
temizliği
desteklemeye
hazırdır.
Türkiye’nin
gündeminde
olan
budur.
Türkiye,
Amerika
ve
İsrail
tarafından
büyük
zorluklarla
karşı
karşıya
ama
bu
zorlukları
çözecek
Türk
milletinin
birikimi
var,
kuvveti
var.
En
başta
Türk
Silahlı
Kuvvetleri
var.
Türk
Polisi
var.
Amerika
istediği
kadar
yığınak
yapsın
Yunanistan
kıyılarına.
Amerika,
İsrail,
Yunanistan
istediği
kadar
Doğu
Akdeniz’de
bir
takım
Türkiye’yi
hedef
alan
donanma
tatbikatları
yapsın.
Bunun
karşısında
Türkiye’nin
milli
gücü
vardır.
VATAN
PARTİSİ
GÖREVİNİ
ÜSTLENDİ
Bölge
ülkelerinin
başta
Filistin
olmak
üzere
Suriye’siyle,
Irak’ıyla,
İran’ıyla,
Rusya’sıyla,
Azerbaycan’ıyla;
bütün
bölge
ülkelerinin
vatanlarını
savunma,
devletlerini
koruma,
birlik
ve
bütünlüklerini
hayata
geçirme
kararları
vardır.
O
nedenle
bu
planların,
Devlet
Bahçeli’nin
planlarının
uygulama
kabiliyeti
kesinlikle
yoktur.
Türkiye
büyük
devrimci
çözümlere
gidiyor.
Türkiye
üreticilerin
milli
hükümetiyle
200
yıllık
milli
demokratik
devrimini
tamamlayacak.
Önümüzdeki
gerçek
budur.
Yapılacak
iş
budur.
Vatan
Partisi
görevini
üstlenmiştir,
bu
işin
başındadır.
Ve
bütün
vatanseverleri,
bütün
milliyetçileri,
bütün
halkçıları,
bütün
devletçileri,
bütün
aydınlanmacıları;
bağımsızlık
bayrağını
baş
tacı
yapan,
o
bayrak
arkasında
canını,
kanını
vermeye
hazır
olan
bütün
milletimizi
ve
bütün
öncülerimizi
Vatan
Partisi’nde
toplanmaya,
görev
almaya
çağırıyoruz.
MİLLETİMİZE
VE
PARTİMİZE
GÜVENİYORUZ
Devlet
Bahçeli’nin
cüretkârlığını,
pervasızlığını,
sınır
tanımaz
Amerika-İsrail
planlarındaki
üstlendiği
rolleri
burada
mahkum
ediyoruz.
MHP’nin
vatansever
birikiminin
kesinlikle
buna
karşı
çıkacağını
biliyoruz.
Sayın
Erdoğan
Cumhurbaşkanımızın
bu
planda
kesinlikle
bir
rolü
olamayacağını,
bu
planda
yer
almayacağını
düşünüyoruz.
Devletimizin
ve
hükümetimizin
başkanı
olarak
bu
planın
karşısında
tavır
almasını
bekliyoruz.
Aziz
Türk
milleti
sizi
saygıyla,
sevgiyle
selamlıyorum.
Vatan
Partisi
olarak
görevlere
hazırız.
Türkiye’yi
bu
kargaşalıklardan,
bu
zorluklardan
Cumhuriyet
Devrimi’ni
kesin
zafere
ulaştırarak,
milli
demokratik
devrimimizi
kesin
zafere
ulaştırarak
çıkartacağımızı
biliyoruz.
Milletimize
ve
partimize güveniyoruz.

