Soner Polat: Dik dur ama diklenme!

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) Mayıs 2017 ayı olağan toplantısı sonrasındaki bildirinin en sonuna konuldu. Herhalde toplumun fazla ilgisini çekmediği için kendine başlarda yer bulamamıştı! Konu Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerdi: “Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin, tam üyelik hedefi doğrultusunda; vize muafiyeti, fasıllar konusunda çıkartılan engellerin kaldırılması ve sığınmacılara yapılacak yardımlarla ilgili taahhütlerin yerine getirilmesi çerçevesinde desteklendiği” ifade edilmiştir.

 


AB KEMENT ATMIŞ, ÇEKİYOR!


MGK tam üyelikten dem vuruyor… AB yakında, “Merak etmeyin, Mars’a taşınıyoruz; orada tam üye olan ilk ülke Türkiye olacak!” dese bile değişen hiçbir şey olmayacak! İnsanın aklına Halide Edip Adıvar’ın 23 Mayıs 1919 günü Sultanahmet’te yaptığı tarihi konuşma geliyor: “Avrupalı itilaf devletlerinin tecavüz siyaseti bazen hıyanetle ve daima haksız olarak Türkiye’ye çevrilmiştir. Eğer ayda ve yıldızlarda da Türk’le Müslüman bulunduğunu söyleseler oralara da istila orduları gönderirlerdi.”


AB net olarak şunu söyledi; herhalde bir yanlış anlama var; Tanzanya bile anladı: “PKK ile mücadele ederseniz, size vize mize yok!” Aslında o da bahane; hiçbir zaman yok! “Gürcistan’a vize yok, size vizenin kralı var! Konsolosluklarımız para basıyor; bundan iyisi Şam’da kayısı!”


Bağırıp çağıranlar oldu: “Size 2016 yılının sonuna kadar süre veriyoruz. Eğer vize sorunu çözülmezse, mülteci anlaşmasını çöpe atarız!” İşte gazete manşetleri, işte youtube!


AB asla geri adım atmıyor… Diklenmiyor, dik duruyor!

 


AB BRÜKSEL’DE DE AYNI TELDEN ÇALDI


Hürriyet’in 28 Mayıs 2017 günkü haberi oldukça ilginç! AB ile 12 aylık yol haritasının detayları bildiriliyor… Haber bir de fotoğraf ile süslenmiş! Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyon Başkanı Jean-Cladue Juncker basına birlikte güzel bir poz vermişler… Haber şu konuları da içeriyor:

“AB yetkilileri, vize serbestisi diyaloğunun başlatılması için henüz yerine getirilmeyen 7 kriter konusunda topun Ankara’da olduğunu hatırlattılar. Ankara’nın fasıl açılış kriterlerini yerine getirmesi ve Türkiye’den olumlu haberler gelmesi durumunda bu sürecin de doğal olarak kendiliğinden işlemeye başlayacağını” vurguladılar. “Türkiye’nin AB’ye üye olmasını istiyoruz. Ama sorumluluk sizde! İnsan hakları ihlalleri, özellikle idam cezası konusu gündemden düşmeli!” mesajını verdiler.


AB gerçekten de diklenmiyor; dik duruyor!

 


NATO YA DA SACAYAĞI!


Hürriyet’te aynı gün bir haber daha! CHP Aydın Milletvekili Lütfi Baydar, “Rus siyasetçi Jirinovski’nin Türkiye’nin NATO ile ilişkilerini sorgulayan” sözlerini Meclis gündemine taşıyor… Cevap, bizatihi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından veriliyor: “NATO, ulusal güvenliğimizin temel sacayaklarından biri olmaya devam etmektedir. Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de ittifakın önemli üyesi olarak NATO’ya katkılarını sürdürecek ve ittifakın kolektif güvenlik şemsiyesinden yararlanmaya devam edecektir.” Yani, CHP’ye deniyor ki, “Başka kapıya, hakiki NATO’cu biziz!” Televole’ye karşı Gerçek Televole! NATO mermer…

 


BİR BİLMECE GİBİ


Bazıları gazetelerde, televizyon mikrofonları uzatılınca yeri göğü inletiyor. Ülkeler ve ittifaklar arasında kriz çıkıncaya kadar ipler geriliyor. Söz savaşlarında kesin ve mutlak bir zafer kazanılıyor. “Ağzının payını nasıl da verdi; helal olsun!” yorumları gazete sayfalarını süslüyor. Ama hayat gerçek olaylarla yaşanıyor. Elin oğlu, “dilini tutuyor” ama ilkelerinden, siyasetinden bir milim bile şaşmıyor! Kahve köpüğü gibi, çabuk parlayıp çabuk sönmüyor… Neyi, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde söyleyeceğini biliyor. Dağınık rakibini köşeye sıkıştırıyor ve isteklerini bir bir dikte ediyor…


Bazıları dikleniyor ama dik duramıyor! Sahi, kim bunlar?