

Savunma
Bakanlığı
IŞİD’le
Mücadele
Bütçe
Talebi
–
Sayfa
18


Savunma
Bakanlığı
IŞİD’le
Mücadele
Bütçe
Talebi
–
Sayfa
18


Savunma
Bakanlığı
IŞİD’le
Mücadele
Bütçe
Talebi
–
Sayfa
18


Savunma
Bakanlığı
IŞİD’le
Mücadele
Bütçe
Talebi
–
Sayfa
14


ABD
Savunma
Bakanlığı’nın
Kongre’ye
2018
Şubat
ayında
sunduğu
ve
Türkiye’de
Vatan
Partisi
Genel
Başkanı
Doğu
Perinçek
tarafından
kamuoyuna
açıklanan
belgeler
geniş
yankı
uyandırdı.
Belgeler,
Kremlin’e
yakın
Rusya
Federal
Haber
Ajansı
tarafından
Rus
kamuoyuna
duyuruldu.
Aynı
ajansı,
belgeleri
yayımladıktan
kısa
bir
süre
sonra,
Mikhail
Bolşakov
tarafından
kaleme
alınan
uzun
bir
analizde,
“Suriye
Kürdistan’ı
21.
yüzyılın
Korsan
Yuvası”
olarak
nitelendirildi.
Belgeler,
İran
basınında
da
geniş
ilgiyle
karşılaştı.
Belgeleri
iletişimde
bulundukları
Kürt
gruplarına
sunan
Mısır
partileri,
yanıt
alamadılar.
Belgeler,
ABD-PKK
ilişkileri,
PKK’nın
Suriye’de
geleceği
ve
Türk-Amerikan
ilişkilerinin
olası
geleceği
hakkında,
ABD
Savunma
Bakanlığı’nın
tutum
ve
öngörüsünü
yansıtıyor.
30
BİNDEN
65
BİNE
ARTIRILAN
SİLAHLI
KUVVET
ABD
Savunma
Bakanlığı,
2017
yılı
Mayıs
ayında
Suriye’de
25
kişilik
bir
silahlı
güç
oluşturacağını
Kongre’ye
tebliğ
etmişti.
2018
yılı
başında
ise
“Sınır
Muhafaza
Gücü”
adı
altında
30
bin
kişilik
bir
ordu
yaratılacağı
Amerikan
subayları
tarafından
kamuoyuna
duyurulmuştu.
Bu
rakam
Şubat
ayındaki
bütçe
talebinde
35
bini
“İç
Güvenlik
Gücü”,
30
bini
Taarruz
Gücü
olmak
üzere
65
bine
çıkartılıyor.
Bu
talepten
şu
sonucu
çıkarabiliriz:
ABD
Savunma
Bakanlığı
Türkiye
ya
da
Suriye
ile
bir
anlaşma
ve
koridorda
ortak
askeri
güç
öngörmüyor.
Tersine,
bölgeye
yönelik,
toplam
65
bin
kişilik
savunma
gücü
gerektirecek
saldırılar
öngörüyor.
Diğer
bir
deyişle
ABD
oluşturduğu
bölgeye,
Türkiye
ve/veya
Suriye’nin
askeri
müdahalede
bulunacağına
göre
plan
yapıyor,
bütçe
talep
ediyor
ve
konuşlanıyor.
Dolayısıyla
AKP
yöneticilerinin
basında
dile
getirdiği
“ABD
ile
Münbiç
ve
Fırat’ın
doğusunda
anlaşma
ve
ortak
harekât”
öngörüsü
ABD
Savunma
Bakanlığı
tarafından
paylaşılmıyor.
10
BİN
PKK
VE
DİĞER
TERÖR
UNSURUNA
MAAŞ
ABD
Savunma
Bakanlığı
belgesi
şu
ifadeleri
içermektedir:
“IŞİD’le
Suriye
çapında
mücadele
eden
güç
ortaklarımızın
hayatta
kalabilmesi
için
operasyonel
destek
hayatidir.
Amerikan
komutanlar
IŞİD’le
mücadele
eden
Yerleşik
Suriye
Muhalefeti’ne
maaş
ödemektedir.
Şu
an
kurulu
10
bin
kişilik
ortaklarımız
olan
güç
personeline
maaş
ödenmektedir.
Ödenen
maaşlar
aylık
200
ile
400
dolar
arasındadır.”
Buradan
şu
sonuç
çıkarılabilir:
ABD’nin
ortak
güçleri,
ağırlıklı
olarak
“IŞİD’den
kurtarılan
bölgelerde”
hareket
ediyor,
yani
büyük
çoğunluğu
Münbiç
ve
Fırat’ın
doğusunda,
daha
küçük
bir
bölümü
Suriye’nin
Ürdün
sınırında.
PYD
bu
güçlerin
omurgasını
oluşturuyor.
PYD
güçlerinin
ABD’den
silah
desteği
gördüğü
bilinen
bir
gerçekti,
ABD
Savunma
Bakanlığı
ilk
defa
PYD
unsurlarına
doğrudan
sahadaki
komutanlar
aracılığıyla
maaş
da
ödediğini
itiraf
ediyor.
Dolayısıyla
PYD
artık
ABD
Ordusu’nun
sözleşmeli
personelidir.
Savunma
Bakanlığı
belgesinin
devamı
da
bunu
doğruluyor.
“Maaşların,
desteğin
ve
tedarikin
devamı,
ortağımız
olan
güçlerin
operasyonel
verimliliğine
(…)
bağlıdır.”
Farklı
bir
ifadeyle
ABD’li
komutanlar,
maaş
ödedikleri
PYD
bölüklerini
aynı
zamanda
bir
tür
performans
testine
de
tabi
tutuyor.
PYD’lilerin
o
kadar
önem
verdikleri
Afrin’e
kayda
değer
destek
kaydıramamaları
ve
sonunda
ilerleyen
Türk
Silahlı
Kuvvetleri
karşısında
kenti
terk
edip
kaçmalarında
ABD’nin
ödediği
maaşların
ve
verdiği
emirlerin
etkili
olduğu
tahmin
edilebilir.
KANTONLARIN
SİLAHLI
GÜCÜ
Savunma
Bakanlığı
belgesi,
oluşturulacak
35
bin
kişilik
İç
Güvenlik
Gücü’nün
“yerel
sivil
konseylerin”
komuta
ve
kontrolüne
verileceğini
belirtiyor.
Belgeye
göre
bu
fonlar
sayesinde
“gerekli
istikrar
ve
siyasi
uzlaşma
süreçleri
kolaylaştırılacak”.
Gereken
bütçenin
sağlanmaması,
“Savunma
Bakanlığı’nın
Suriye’deki
kazanımlarının
yitirilmesine
yol
açacaktır.”
Bu
ifadelerden
hareketle,
ABD
maaşlı
35
bin
kişilik
gücün
özerk
bölge
iç
güvenlik
unsurunu,
yani
sözde
Kürt
Bölgesel
yapısının
asayiş
gücünü
oluşturmak
için
kurulduğu
anlaşılıyor.
YEREL
AYAKLANMALARI
BASTIRMA
GÜCÜ
ABD
Savunma
Bakanlığı,
kurulacak
35
bin
kişilik
asayiş
gücünün
nüfusa
oranını
da
hesaplamış
ve
belirlemiş.
Buna
göre
“1000
sivile
20
polis/güvenlik
gücü”
düşüyor.
Birleşmiş
Milletler
rakamlarına
göre
dünya
çapında
güvenlik
gücü
/
nüfus
oranı,
100
bin
sivile
200
ila
500
arasında
değişiyor.
ABD
Savunma
Bakanlığı’nın
oranı
ise
100
bin
sivile
2
bin
polis
/
güvenlik
yetkilisi
öngörüyor.
Buradan
hareketle
Savunma
Bakanlığı’nın
terör
koridoru
içinde
de
PYD’lilerin
önemli
yerel
muhalefetle
karşılaşacağını
ve
bunu
güvenlik
unsurları,
yani
şiddet
ile
bastırmak
zorunda
kalacağını
öngördüğü
söylenebilir.
ÖZET
ABD
Savunma
Bakanlığı
IŞİD’le
Mücadele
Bütçe
Talebi
belgesinden
özetle
şu
sonuçlar
çıkıyor:
1.
ABD
koridordaki
gücünü
30
binden
65
bine
artırıyor.
Türkiye
ve
bölge
ülkeleriyle
uzlaşmaya
değil,
çatışmaya
hazırlanıyor.
2.
ABD
PKK/PYD’ye
artık
sadece
silah
değil,
200
ila
400
dolar
maaş
da
ödemektedir.
PKK/PYD
artık
ABD’nin
sözleşmeli
personeli
haline
gelmiştir.
Somut
askeri
harekât
emirlerinde
ABD
Komutanları
söz
sahibidir,
PKK
yönetimiyle
fikir
ayrılıkları
olasıdır.
3.
ABD
sözde
“Kürt
Kantonları”
projesinde
vazgeçmemiştir.
Tersine
buna
35
kişilik
asayiş
gücü
hazırlamaktadır.
4.
ABD
Savunma
Bakanlığı
yerel
düzlemde
PYD’ye
karşı
muhalefet
ve
onun
şiddetle
bastırılmasını
planlamıştır.
Bu
tespitler
ışığında
Türkiye’nin
ABD
yönetimiyle
telefon
görüşmelerine
umut
bağlaması
mantıksızdır
ve
zaman
kaybına
yol
açar.
Türkiye,
sadece
terörle
değil,
ABD’nin
bölgesel
bölücü
girişimiyle
mücadele
etmektedir.
Vaşington
tutumunu
net
bir
şekilde
sergilemiştir.
Ankara’nın
artık
buna
uygun
taktik
ve
stratejik
adımlar
atması
zorunludur.



