/
/

Yunus Soner: ABD Savunma Bakanlığı Belgesi

Yunus Soner: ABD Savunma Bakanlığı Belgesi
ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

-

Sayfa

14
‘ABD, PKK/PYD’ye artık sadece silah değil 200 ile 400 dolar maaş da ödemektedir. PKK/PYD artık ABD’nin sözleşmeli personeli haline gelmiştir’ABD Savunma Bakanlığı IŞİD’le Mücadele Bütçe Talebi - Sayfa 14
ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

-

Sayfa

18
ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

Sayfa

18

ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

-

Sayfa

18
ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

Sayfa

18

ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

-

Sayfa

18
ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

Sayfa

18

ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

-

Sayfa

14
ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

Sayfa

14

ABD

Savunma

Bakanlığı’nın

Kongre’ye

2018

Şubat

ayında

sunduğu

ve

Türkiye’de

Vatan

Partisi

Genel

Başkanı

Doğu

Perinçek

tarafından

kamuoyuna

açıklanan

belgeler

geniş

yankı

uyandırdı.

Belgeler,

Kremlin’e

yakın

Rusya

Federal

Haber

Ajansı

tarafından

Rus

kamuoyuna

duyuruldu.

Aynı

ajansı,

belgeleri

yayımladıktan

kısa

bir

süre

sonra,

Mikhail

Bolşakov

tarafından

kaleme

alınan

uzun

bir

analizde,

“Suriye

Kürdistan’ı

21.

yüzyılın

Korsan

Yuvası”

olarak

nitelendirildi.

Belgeler,

İran

basınında

da

geniş

ilgiyle

karşılaştı.

Belgeleri

iletişimde

bulundukları

Kürt

gruplarına

sunan

Mısır

partileri,

yanıt

alamadılar.

Belgeler,

ABD-PKK

ilişkileri,

PKK’nın

Suriye’de

geleceği

ve

Türk-Amerikan

ilişkilerinin

olası

geleceği

hakkında,

ABD

Savunma

Bakanlığı’nın

tutum

ve

öngörüsünü

yansıtıyor.

30

BİNDEN

65

BİNE

ARTIRILAN

SİLAHLI

KUVVET

ABD

Savunma

Bakanlığı,

2017

yılı

Mayıs

ayında

Suriye’de

25

kişilik

bir

silahlı

güç

oluşturacağını

Kongre’ye

tebliğ

etmişti.

2018

yılı

başında

ise

“Sınır

Muhafaza

Gücü”

adı

altında

30

bin

kişilik

bir

ordu

yaratılacağı

Amerikan

subayları

tarafından

kamuoyuna

duyurulmuştu.

Bu

rakam

Şubat

ayındaki

bütçe

talebinde

35

bini

“İç

Güvenlik

Gücü”,

30

bini

Taarruz

Gücü

olmak

üzere

65

bine

çıkartılıyor.

Bu

talepten

şu

sonucu

çıkarabiliriz:

ABD

Savunma

Bakanlığı

Türkiye

ya

da

Suriye

ile

bir

anlaşma

ve

koridorda

ortak

askeri

güç

öngörmüyor.

Tersine,

bölgeye

yönelik,

toplam

65

bin

kişilik

savunma

gücü

gerektirecek

saldırılar

öngörüyor.

Diğer

bir

deyişle

ABD

oluşturduğu

bölgeye,

Türkiye

ve/veya

Suriye’nin

askeri

müdahalede

bulunacağına

göre

plan

yapıyor,

bütçe

talep

ediyor

ve

konuşlanıyor.

Dolayısıyla

AKP

yöneticilerinin

basında

dile

getirdiği

“ABD

ile

Münbiç

ve

Fırat’ın

doğusunda

anlaşma

ve

ortak

harekât”

öngörüsü

ABD

Savunma

Bakanlığı

tarafından

paylaşılmıyor.

10

BİN

PKK

VE

DİĞER

TERÖR

UNSURUNA

MAAŞ

ABD

Savunma

Bakanlığı

belgesi

şu

ifadeleri

içermektedir:

“IŞİD’le

Suriye

çapında

mücadele

eden

güç

ortaklarımızın

hayatta

kalabilmesi

için

operasyonel

destek

hayatidir.

Amerikan

komutanlar

IŞİD’le

mücadele

eden

Yerleşik

Suriye

Muhalefeti’ne

maaş

ödemektedir.

Şu

an

kurulu

10

bin

kişilik

ortaklarımız

olan

güç

personeline

maaş

ödenmektedir.

Ödenen

maaşlar

aylık

200

ile

400

dolar

arasındadır.”

Buradan

şu

sonuç

çıkarılabilir:

ABD’nin

ortak

güçleri,

ağırlıklı

olarak

“IŞİD’den

kurtarılan

bölgelerde”

hareket

ediyor,

yani

büyük

çoğunluğu

Münbiç

ve

Fırat’ın

doğusunda,

daha

küçük

bir

bölümü

Suriye’nin

Ürdün

sınırında.

PYD

bu

güçlerin

omurgasını

oluşturuyor.

PYD

güçlerinin

ABD’den

silah

desteği

gördüğü

bilinen

bir

gerçekti,

ABD

Savunma

Bakanlığı

ilk

defa

PYD

unsurlarına

doğrudan

sahadaki

komutanlar

aracılığıyla

maaş

da

ödediğini

itiraf

ediyor.

Dolayısıyla

PYD

artık

ABD

Ordusu’nun

sözleşmeli

personelidir.

Savunma

Bakanlığı

belgesinin

devamı

da

bunu

doğruluyor.

“Maaşların,

desteğin

ve

tedarikin

devamı,

ortağımız

olan

güçlerin

operasyonel

verimliliğine

(…)

bağlıdır.”

Farklı

bir

ifadeyle

ABD’li

komutanlar,

maaş

ödedikleri

PYD

bölüklerini

aynı

zamanda

bir

tür

performans

testine

de

tabi

tutuyor.

PYD’lilerin

o

kadar

önem

verdikleri

Afrin’e

kayda

değer

destek

kaydıramamaları

ve

sonunda

ilerleyen

Türk

Silahlı

Kuvvetleri

karşısında

kenti

terk

edip

kaçmalarında

ABD’nin

ödediği

maaşların

ve

verdiği

emirlerin

etkili

olduğu

tahmin

edilebilir.

KANTONLARIN

SİLAHLI

GÜCÜ

Savunma

Bakanlığı

belgesi,

oluşturulacak

35

bin

kişilik

İç

Güvenlik

Gücü’nün

“yerel

sivil

konseylerin”

komuta

ve

kontrolüne

verileceğini

belirtiyor.

Belgeye

göre

bu

fonlar

sayesinde

“gerekli

istikrar

ve

siyasi

uzlaşma

süreçleri

kolaylaştırılacak”.

Gereken

bütçenin

sağlanmaması,

“Savunma

Bakanlığı’nın

Suriye’deki

kazanımlarının

yitirilmesine

yol

açacaktır.”

Bu

ifadelerden

hareketle,

ABD

maaşlı

35

bin

kişilik

gücün

özerk

bölge

güvenlik

unsurunu,

yani

sözde

Kürt

Bölgesel

yapısının

asayiş

gücünü

oluşturmak

için

kurulduğu

anlaşılıyor.

YEREL

AYAKLANMALARI

BASTIRMA

GÜCÜ

ABD

Savunma

Bakanlığı,

kurulacak

35

bin

kişilik

asayiş

gücünün

nüfusa

oranını

da

hesaplamış

ve

belirlemiş.

Buna

göre

“1000

sivile

20

polis/güvenlik

gücü”

düşüyor.

Birleşmiş

Milletler

rakamlarına

göre

dünya

çapında

güvenlik

gücü

/

nüfus

oranı,

100

bin

sivile

200

ila

500

arasında

değişiyor.

ABD

Savunma

Bakanlığı’nın

oranı

ise

100

bin

sivile

2

bin

polis

/

güvenlik

yetkilisi

öngörüyor.

Buradan

hareketle

Savunma

Bakanlığı’nın

terör

koridoru

içinde

de

PYD’lilerin

önemli

yerel

muhalefetle

karşılaşacağını

ve

bunu

güvenlik

unsurları,

yani

şiddet

ile

bastırmak

zorunda

kalacağını

öngördüğü

söylenebilir.

ÖZET

ABD

Savunma

Bakanlığı

IŞİD’le

Mücadele

Bütçe

Talebi

belgesinden

özetle

şu

sonuçlar

çıkıyor:

1.

ABD

koridordaki

gücünü

30

binden

65

bine

artırıyor.

Türkiye

ve

bölge

ülkeleriyle

uzlaşmaya

değil,

çatışmaya

hazırlanıyor.

2.

ABD

PKK/PYD’ye

artık

sadece

silah

değil,

200

ila

400

dolar

maaş

da

ödemektedir.

PKK/PYD

artık

ABD’nin

sözleşmeli

personeli

haline

gelmiştir.

Somut

askeri

harekât

emirlerinde

ABD

Komutanları

söz

sahibidir,

PKK

yönetimiyle

fikir

ayrılıkları

olasıdır.

3.

ABD

sözde

“Kürt

Kantonları”

projesinde

vazgeçmemiştir.

Tersine

buna

35

kişilik

asayiş

gücü

hazırlamaktadır.

4.

ABD

Savunma

Bakanlığı

yerel

düzlemde

PYD’ye

karşı

muhalefet

ve

onun

şiddetle

bastırılmasını

planlamıştır.

Bu

tespitler

ışığında

Türkiye’nin

ABD

yönetimiyle

telefon

görüşmelerine

umut

bağlaması

mantıksızdır

ve

zaman

kaybına

yol

açar.

Türkiye,

sadece

terörle

değil,

ABD’nin

bölgesel

bölücü

girişimiyle

mücadele

etmektedir.

Vaşington

tutumunu

net

bir

şekilde

sergilemiştir.

Ankara’nın

artık

buna

uygun

taktik

ve

stratejik

adımlar

atması

zorunludur.

Paylaş
Paylaş: