
Kısaltması
IFCN
olan,
International
Farm
Comparison
Network
(Uluslararası
Tarım
İşletmesi
Karşılaştırma
Ağı)
adlı
kuruluş
sütçülükle
ilgili
bir
rapor
hazırlamıştır.
“Uzun
Erimli
Sütçülük
Görünümü”
başlıklı
bu
rapor
2019’dan
2030
yılına
kadar
küresel
ve
bölgesel
olarak
beklenen
değişimleri
ele
almaktadır.
ARZ
VE
TALEP
ARTIŞI
1.
En
olası
senaryoya
göre
süt
arz
ve
talebinde
yıllık
yüzde
2,3
artış
olacağı
tahmin
edilmektedir.
2.
Hesaplamalar
yüzde
4
yağlı
ve
yüzde
3,3
proteinli
süt
(ECM)
esasına
göre
yapılmıştır.
Uzun
erimli
süt
(ECM)
fiyatı
kilogram
başına
0,366
dolar
(1,94
TL)
olarak
tahmin
edilmiştir.
Bu
fiyat,
geçen
yılın
süt
fiyatından
yüzde
15,5
daha
yüksek
ise
de
2007’den
2014’e
kadar
olan
kilogram
başına
0,357
dolar
(1,87
TL)
seviyesine
karşılık
gelmektedir.
3.
Toplam
olarak
arz
ve
talep
2007’den
2014’e
kadar
yüzde
24
artmış
olup,
2017’de
864
milyon
ton
(ECM)
düzeyine
yükselmiştir.
Genel
gelişme
seyrindeki
beklenti,
süt
üretimi
ve
talebinin
artması
yönündedir.
2030
yılına
kadar
toplam
olarak
yüzde
35
artış
göstererek
1168
milyon
ton
(ECM)
seviyesine
ulaşacaktır.
Bu
rakam
üretimin
304
milyon
ton
artması
anlamına
gelmektedir.
Artış
miktarı
ABD’nin
üretiminin
üç
katıdır.
BÖLGESEL
ANALİZ
Üretim
artışının
yarıdan
fazlasının
Güney
Asya’da
olması
beklenmekte
olup
bölgesel
arz
yüzde
64
artarak
392
milyon
tona
çıkacaktır.
Bu
sütün
büyük
bir
kısmı
hanehalkı
düzeyinde
tüketilerek
iç
piyasalara
sunulacaktır.
Gelecekteki
talep,
nüfus
artışı
ve
kişi
başına
gelir
artışından
kaynaklanacak,
eklenecek
olan
yüzde
16
potansiyel
tüketici
(1,2
milyar
insan)
süt
ürünleri
talep
edecektir.
Kişi
başına
küresel
süt
tüketimi
19
kilogramdan
135
kilograma
çıkacaktır.
Bu
gelişmenin
başlıca
etmenleri
özellikle
gelişmekte
olan
ülkelerde
süregelen
kentleşme,
işlenmiş
gıdalara
doğru
olan
tercih
kayması
ve
satın
alma
gücünün
artmasıdır.
Güney,
Doğu
ve
Güneydoğu
Asya’da
‘kendine
yeterlilik’
sağlanamayacak.
Süt
ürünü
arz
açığının
çok
miktarda
olması,
ithalat
talebinin
50
milyon
tonu
bulması
bekleniyor.
4.
İşlenmiş
süt
ürünlerinin
yükselen
talebi,
süt
üretiminin
daha
verimli
ülkelere
kaymasına
yol
açacaktır.
2030’a
kadar
net
ticaretin
yüzde
73
artarak
95
milyon
tona
(ECM)
ulaşması
beklenmektedir.
Bu
durum
ihracatçı
ülkeler
için
fırsat
yaratmaktadır.
Ancak,
sütün
büyük
bir
kısmı
üretildiği
yerde
tüketilecektir.
Sonuç
olarak
dış
piyasalardan
başka
yerel
tüketicilerin
gereksinmelerini
karşılamak
üzere
süt
işleme
tesislerine
de
kuvvetle
ihtiyaç
duyulacaktır.
GÜNEY
ASYA
VE
AFRİKA
5.
IFCN
2030
yılında
süt
sığırı
sayısının
yüzde
12
artışla
417
milyona
ulaşacağını
tahmin
etmektedir.
Bu
artış
Güney
Asya
ve
Afrika’da
gerçekleşecektir.
Bu
iki
bölge
toplam
süt
hayvanı
sayısının
yüzde
66’sını
barındıracaktır.
Süt
hayvanlarındaki
yüzde
0,9
artış
yanında,
küresel
süt
veriminde
yılda
yüzde
1,6’lık
artış
beklenmektedir.
Bu
eğilimlere
göre
daha
az
sayıda
ama
daha
büyük
işletmeler
sektöre
egemen
olacaktır.
Gelecek
13
yılda
14
milyon
işletme
sektörden
çıkabilir.
Süregelen
yoğunlaşma
az
sayıda
işletmenin
daha
fazla
miktarda
süt
üretmesine
yol
açacaktır.
ABD’DE
DURUM
6.
ABD’de
2017’de
292
kilogram
olan
kişi
başına
tüketim,
2030’da
hafif
bir
artışla
300
kilograma
çıkarak
sabit
bir
seyir
izleyecektir.
İnek
başına
verimin,
2017’de
10415
kilogram
iken,
2030’da
11804
kilogram
olacağı
tahmin
edilmektedir.
Ülkesel
düzeyde
hayvan
sayısının
artması
ve
işletme
sayısında
azalmanın
sürmesi
beklenmektedir.
1996’da
130
bin
olan
işletme
sayısı,
2018’de
37
bin
648’e
inmiş
olup,
2030’da
24
bin
200’e
doğru
düşmeye
devam
edecektir.
İşletmeler
ahırlarına
hayvan
katmaya
devam
ederek,
2030
yılında
ortalama
400
başa
ulaşacaktır.
ABD
yüksek
kaliteli
süt
ürünlerini
ihraç
ederek
artan
dünya
talebini
karşılayabilecektir.
İlk
kez
2006
yılında
süt
üretiminde
kendine
yeterli
hale
geldikten
sonra,
2030’da
yeterlilik
yüzde
113
düzeyine
erişecek
ve
elde
ihraç
edilecek
çok
miktarda
süt
kalacaktır.
Katrin
Rencke
and
Lukasz
Wyrzkowski,
Global
prices
could
net
$18.60
over
the
next
decade,
Hoard’s
Dairyman,
April
25,
2019
p.250’den
özetlenmiştir.

