TÜRKİYE’NİN
SURİYE’DEKİ
GÖREVİ
TERÖR
ÖRGÜTÜNÜ
BERTARAF
ETMEKTİR!
Vatan
Partisi
Genel
Sekreteri
Utku
Reyhan
açıklamasında
“Türkiye’nin
Suriye’de
tek
bir
işi
vardır.
O
da
PKK/PYD
yapılanmasını
bertaraf
etmektir.
Nitekim
Fırat
Kalkanı
ve
Zeytin
Dalı
harekâtlarıyla
yaptığımız
tam
olarak
budur.
Şimdi
Türkiye,
Menbiç’te
ve
Fırat’ın
doğusunda
yer
alan
PKK/PYD
sözde
kantonlarını
yok
edecek
stratejiyi
geliştirmelidir.
Bu
stratejiyi,
Suriye
Devleti
ve
Sayın
Beşar
Esad’la
işbirliği
yapmadan
kurma
olanağı
yoktur.
Bu
açıdan
Türkiye’nin
İdlib’teki
tavrı,
Fırat’ın
Doğusunda
yaşanacak
gelişmeler
için
de
belirleyici
olacaktır.
Eğer
İdlib’de
Suriye,
Rusya
ve
İran’ın
karşısında
yer
alırsak,
Fırat’ın
Doğusu
için
bu
ülkelerle
işbirliği
şansını
da
zora
sokmuş
oluruz.
Bu
yüzden
Tayyip
Erdoğan
hükümetinin
İdlib’te
ABD’yi
ve
Batı’yı
göreve
çağıran
tutumu
sonuç
olarak
Türkiye’nin
PKK/PYD
ile
mücadelesine
zarar
vermektedir.
Sayın
Tayyip
Erdoğan
sözde
insani
duygularla
İdlib’e
yapılacak
bir
askeri
operasyonu
engellemeye
çalışıyor.
İki
gerekçe
öne
sürülüyor.
Bir;
büyük
bir
insani
kıyım
yaşanacak.
İki;
Türkiye’ye
yönelik
büyük
bir
göç
dalgası
olacak.
MIZIKÇILIĞIN
GEREĞİ
YOK!
İdlib
bölgesinin
%60’ını
Heyet
Tahrir-üş
Şam
isimli
terör
örgütü
kontrol
etmektedir.
Bu
örgüt,
bütün
dünyada
olduğu
gibi
1
Eylül
2018’den
bu
yana
Türkiye’nin
de
terör
örgütleri
lisesindedir.
El
Kaide
ve
El
Nusra
menşeli
bu
örgütü
kendi
topraklarından
temizlemek
ve
ülkesinin
toprak
bütünlüğünü
ve
birliğini
savunmak
Suriye’nin
en
temel
hakkıdır.
Bu
hakkın
kullanılmasına
engel
olmak,
arıza
çıkarmak
ya
da
mızıkçılık
yapmak
Türkiye’nin
devlet
geleneğine
yakışmamaktadır.
Konu
bu
kadar
açıkken
Tayyip
Erdoğan
yönetimi
hala
İdlib’e
müdahaleyi
engellemek
için
ABD’yi
ve
Batı’yı
göreve
davet
etmektedir.
Hangi
ABD’yi?
15
Temmuz
darbesini
tezgâhlayan
yapan
ABD’yi.
FETÖ’ye
kol
kanat
geren
ABD’yi.
PKK’ya
20
bin
TIR
silah
ve
cephane
veren
ABD’yi.
Ülkemizde
canlı
bombalar
patlatan
ABD’yi.
Türkiye’ye
karşı
bir
ekonomik
savaş
veren
ABD’yi!
İdlib’teki
ne
olduğu
belirsiz
örgütleri
korumak
için
Rusya,
İran,
Çin
gibi
müttefiklerimizi
kendimizden
uzaklaştırmanın
ne
anlamı
vardır?
Ülkemize
olan
düşmanlığına
karşın
hâlâ
ABD’den
yardım
beklemek
ne
demektir?
Rusya,
İran
ve
Çin
karşıtı
mevzilenme,
Türkiye’nin
ekonomik
güvenliğini
de
tehdit
etmektedir.
Bu
ülkelerle
doların
saltanatına
son
vermek
için
millî
paralarla
alışverişi
müzakere
ettiğimiz
bu
günlerde,
bu
ülkeleri
karşımıza
almak
ve
ABD’yi
sevindirmek
devlet
aklı
olan
bir
hükümetin
yapacağı
bir
iş
olamaz.
Bu
ülkelerle
işbirliği
üreticilerimizin
boğazını
sıkan
Dolar
saltanatına
son
vermek
için
hayati
önemdedir.
Bu
ülkeler
ayrıca
Denizlili
üreticiler
dâhil
bütün
üreticilerimiz
için
büyük
bir
pazardır
da.
Hal
böyleyken
AKP
iktidarının
bu
ülkelere
karşı
pozisyon
alması
kabul
edilemez.
Vatan
Partisi
iktidarında
dış
politikada
özellikle
de
Suriye
politikasında
tutarsızlıklara
ve
saplantılara
son
verilecektir.
Türkiye,
Suriye’nin
birliğini
sağlamak
için
Suriye,
Rusya,
İran
ve
Çin’le
ortak
hareket
edecektir.
Bölgede
PKK/PYD
dâhil
bütün
terör
gruplarının
ve
ABD’nin
varlığına
son
vermenin
tek
yolu
budur”
dedi.

