Vatan
Partisi
MKK
Üyesi
ve
dönemin
Talat
Paşa
Komitesi
Genel
Sekreteri
Ferit
İlsever
ve
Vatan
Partisi
Genel
Başkan
Yardımcısı
Yunus
Soner, bugün saat
11.00’de,
Vatan
Partisi
İstanbul
İl
Başkanlığında
düzenledikleri
bir
basın
toplantısıyla,
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı
Fuat
Oktay’ın
tarihi
ve
gerçekleri
nasıl
çarpıttıklarını
açıkladı.
Vatan
Partisi
Merkez
Karar
Kurulu
Üyesi
Ferit
İlsever’in
açıklaması:
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı
Fuat
Oktay,
18
Türk
Tarih
Kongresinde
yaptığı
konuşmada
‘’soykırım’’
yalanının
asıl
failini,
AK
Parti
hükümetinin
bu
yalana
teslim
olan
tutumunu
ve
bu
yalanı
ortadan
kaldıran
tarihsel
mücadeleyi
gizlemeye
çalışmaktadır…
Ama
yaşanmış
gerçekleri
tarihin
defterinden
silmek
mümkün
değildir…
Hükümetin
Türkiye’yi
yönetmedeki
yetersizliği
her
konuda
olduğu
gibi
burada
da
ortaya
çıkmaktadır.
Hükümet
soykırım
yalanının
parlamentolara
gelmesinden
hala
“Ermeni
Diyasporasını”
sorumlu
tutmaktadır.
Böylece
asıl
fail
gizlenmektedir.
Soykırım
yalanı,
ABD
tarafından
tedavüle
sokulmuş
ve
yine
ABD
tarafından
parlamentolara
dayatılmıştır.
Amacı,
Türkiye
Cumhuriyeti’ni
“soykırımcı”
ilan
etmek
ve
bölmekti.
Bu
yüzden,
ABD’nin
Türkiye’deki
piyonları
olan
PKK
ve
FETÖ,
soykırım
yalanına
destek
vermiştir.
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı
Fuat
Oktay,
sözde
Ermeni
meselesinin
“Türk
Tarih
Kurumu
gibi
resmi
kurumlarımızın
çabaları
ve
diplomatlarımızın
gayretleri”
ile
çözüldüğünü
iddia
ediyor.
Ermeni
meselesinin
arkasındaki
ABD’yi
gizleyen,
Türkiye’nin
AİHM
zaferini
yok
sayan
bu
yaklaşım,
AK
Parti
Hükümetinin,
Türkiye’nin
bu
savaşına
koyduğu
engellerin
devamıdır:
Türkiye’ye
yönelik
Ermeni
meselesi
kuşatması,
Talat
Paşa
Komitesi’nin
çalışmaları
ile
çözülmüştür.
AK
Parti
Hükümeti
ve
Yetkilileri
ve
soykırım
yalanı
karşısında
önce
“sorunu
tarihçilere
bırakalım”
demiş
ve
Türkiye
için
mücadeleden
kaçınmıştır.
2005’te
AK
Parti’nin
AB
Müzakere
Çerçeve
Belgesini
imzaladı
ve
bu
belgeyle
Ermeni
Soykırımı
iddialarını
kabul
etti.
Talat
Paşa
Komitesi
Mart
2006’da
Berlin’de
büyük
bir
yürüyüş
gerçekleştirdi.
Binlerce
Türk
Alman
başkentinin
sokaklarına
dökülürken
bizzat
Recep
Tayyip
Erdoğan,
Türkiye’nin
Berlin
Büyükelçisi
Mehmet
Ali
İrtemçelik’i
arayıp
“Doğu
Perinçek’in
arkasından
yürümeyeceksiniz”
talimatını
verdi.
Elçiliğin
iç
duvarlarına,
elçilik
çalışanlarının
mitinge
katılmasını
yasaklayan
talimatlar
asıldı.
Dönemin
AK
Parti
Milletvekilleri
Mehmet
Dülger
ve
Vahit
Erdem’e
de
Erdoğan,
Talat
Paşa
Komitesi’nden
çekilme
talimatı
verdi.
Talat
Paşa
Komitesi,
soykırım
yalanı
ile
mücadeleyi
yürütürken,
Avrupa
Parlamentosu
2006
yılı
Eylül
ayında
Türk
Hükümeti’ne
“Talat
Paşa
Komitesi’ni
etkisiz
hale
getirin”
talimatını
vermiştir.
21
Mart
2008’de
İşçi
Partisi
Genel
Başkanı
Doğu
Perinçek,
Dönemin
Talat
Paşa
Komitesi
Genel
Sekreteri
Ferit
İlsever,
İstanbul
Üniversitesi
Rektörü
Kemal
Alemdaroğlu
ve
Talat
Paşa
Komitesi’nin
liderleri
Ergenekon
tertibi
ile
gözaltına
alındı.
Bu
liderler
2
gün
sonra
Almanya’da
soykırım
yalanı
ile
mücadele
için
“ırkçılık
değil
dostluk”
paneline
katılacaktı.
Talat
Paşa
Komitesi’nin
faaliyetleri
bu
liderlerin
karşısına
Ergenekon
iddianamesinde
suçlama
olarak
çıkarıldı.
Tayyip
Erdoğan
kendisini
“davanın
savcısı”
ilan
etti.
Aynı
Adalet
Bakanı,
bu
mücadeleye
katılmamaları
için
sayın
Rauf
Denktaş
ve
TPK
Genel
Sekreteri
Ferit
İlsever’i,
kamuoyunda
“CIA
ajanı
olarak
teşhir
etmekle”
tehdit
etti.
Talat
Paşa
Komitesi,
Soykırım
Yalanı’na
karşı
bir
Türkiye
Cephesi
oluştururken
AK
Parti’nin
milletvekillerini
bu
girişimden
geri
çekti.
2015
yılında
Yunanistan
parlamentosunun
soykırım
kararını
protesto
etmek
için
Atina’ya
giden
Talat
Paşa
Komitesi,
hükümetin
emriyle
Türk
makamları
tarafından
Yunan
makamlarına
ihbar
edildi
ve
komite
üyelerinin
Yunanistan’a
girişi
engellendi.
Talat
Paşa
Komitesi
İsviçre’nin
meydanlarında,
Lozan’da,
Almanya’nın
başkenti
Berlin’de,
yalanı
destekleyen
yasakları
çiğneyip,
binlerce
Türk’ün
sesiyle
Avrupa’yı
inletirken,
Abdullah
Gül
gibi
sözde
Cumhurbaşkanları
Ermeni
Açılımları
peşindeydi.
Vatan
Partisi
Genel
Başkanı
Doğu
Perinçek,
İsviçre’nin
yasadışı
kararını
Avrupa
İnsan
Hakları
Mahkemesi’ne
taşırken,
Türk
diplomasisi
Amerikan
lobi
kuruluşlarından
medet
umdu.
Avrupa
İnsan
Hakları
Mahkemesi’nde
Türkiye
bu
sorunu
bitirmiştir.
Ancak
AK
Parti
çevrelerinin
bunu
milli
bir
zafer
olarak
görmeyip,
kısır
parti
çekişmesi
açısından
bakmaktadır.
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı
ve
hükümet,
Avrupa
İnsan
Hakları
Mahkemesi’nin
kararından
habersiz
görünmektedir.
Bu
kararda
Avrupa’nın
en
yüksek
mahkemesi
İsviçre’yi
mahkum
etmiş,
Ermeni
Soykırımı
hakkında
bir
mahkeme
kararı
bulunmadığını
tespit
etmiş,
bu
nedenle
de
yalanı
hukuk
dışı
saymıştır.
Mahkeme,
tarihsel
değerlendirmeye
bile
girmiş,
1915
olaylarının
Yahudi
Soykırımı
ile
aynı
kategoride
değerlendirilemeyeceğini
saptamıştır.
Cumhurbaşkanı
Yardımcısı
Fuat
Oktay
ve
AK
Parti
Hükümeti,
Türkiye’nin
bu
milli
mücadelesini
geçmişte
sabote
ettiği
için
özeleştiri
vermelidir.
Hükümet,
bugün
aslen
bitmiş
olan
Ermeni
meselesinin
kalıntıları
ile
mücadele
ederken,
Talat
Paşa
Komitesi’nin
tecrübelerine
dayanmalı,
Vatan
Partisi
Genel
Başkanı
Doğu
Perinçek
ve
Türkiye’nin
AİHM
zaferini
ise
kılıç
edinmelidir.


