/
/

Merkez Karar Kurulumuzdan tarihi önemde karar

Merkez Karar Kurulumuzdan tarihi önemde karar

Genel Başkanımız Doğu Perinçek, Merkez Karar Kurulumuzun, Vatan savaşında Türkiye cephesinin inşası için tarihi önemdeki kararını basına açıkladı.

Vatan

Partisi

Merkez

Karar

Kurulu

Kararımız:

1.

Türk

milleti,

2014

yılı

baharında,

Vatan

Partisi

önderliğinde

Silivri

duvarlarını

yıkarak,

Türkiye’nin

öncü

güçlerini

ve

Türk

Ordusunu

esaretten

kurtardı.

Böylece

ABD

emperyalizminin

ve

İsrail’in

Türkiye’yi

bölme

planları

bozuldu

ve

vatan

bütünlüğü

için

sonuç

alıcı

mücadelenin

koşulları

yaratıldı.

2.

Türkiye,

24

Temmuz

2015

günü

Türk

Silahlı

Kuvvetleri’nin,

Türk

Polisinin

ve

Köy

Korucularının

Bölücü

Terör

Örgütünü

temizleme

harekâtıyla

birlikte,

ABD

emperyalizminin

üzerimize

sürdüğü

güçlere

karşı

Vatan

Savaşına

girmiştir.

Vatan

Savaşımızı

“Saray

Savaşı”

olarak

karalayan

psikolojik

harekâtın

ABD

emperyalizmine

hizmet

ettiği,

bugün

bütün

çıplaklığıyla

ortaya

çıkmış

bulunuyor.

3.

Türk

Ordusu

ve

Türk

Halkı,

15

Temmuz

2016

FETÖ

darbesini

bastırarak,

ABD’nin

Türkiye’deki

silahlı

gücü

olan

FETÖ

Gladyosunu

ezmiş,

böylece

ABD’nin

Türkiye

içindeki

silahlı

harekât

kabiliyetine

ağır

bir

darbe

indirmiştir

ve

cepheyi

pekiştirmiştir.

Vatan

Partisi,

FETÖ

Darbesinin

bastırılmasındaki

kararlılığıyla

milletin

ve

devletin

güçlerini

harekete

geçirmiş

ve

tarihsel

bir

görevi

yerine

getirmiştir.

4.

FETÖ

Darbesinin

bastırılmasından

sonra

Türk

Silahlı

Kuvvetleri’nin

24

Ağustos

2016

Fırat

Kalkanı

Harekâtıyla

ABD-İsrail

Koridoru’nu

yarması

ve

20

Ocak

2018

Zeytin

Dalı

Harekâtıyla

Afrin’i

PKK/PYD/YPG

terör

örgütünden

temizlemesi,

Vatan

Savaşımızın

önemli

aşamaları

ve

başarılarıdır.

5.

Vatan

Savaşımızın

seyri

içinde

ülkemiz,

ABD

güdümlü

Atlantik

sisteminden

kopmakta,

gerçek

dostlarıyla

buluşmakta

ve

Avrasya’daki

konumuna

yerleşmektedir.

Türkiye,

dönüşü

olmayan

bir

yola

girmiştir.

Böylece

iki

yüzyıllık

Millî

Demokratik

Devrimimizi

ve

son

aşaması

olan

Kemalist

Devrimimizi

tamamlama

hedefimize

ulaşmak

için

gerekli

uluslararası

iklime

kavuşmaktayız.

Türkiye,

İran

ve

Rusya’nın

güçlerini

birleştiren

Astana

Süreci,

bu

bağlamda

Türkiyemizin

aydınlık

geleceğini

belirlemenin

ötesinde

insanlığın

umududur.

En

son

Türkiye

ve

Rusya’nın

Soçi

Mutabakatı,

Suriye

ile

işbirliğinin

de

yolunu

açmakta

ve

ABD’nin

savaş

planlarını

bozmaktadır.

Vatan

Partisi,

Batı

Asya

Birliği

sürecine

yaptığı

katkıları

doruğa

yükselterek,

milletimize

ve

insanlığa

karşı

tarihî

sorumluluğunu

yerine

getirmiştir.

6.

Türkiye’nin

Vatan

Bütünlüğünü

sağlamak

ve

Üretim

Ekonomisini

kurmak,

önümüzdeki

devrimin

önde

gelen

iki

görevidir.

Vatanımızı

bölmek

isteyen

ve

“Dünya

Ekonomisiyle

bütünleşme”

adı

altında

Türkiye’yi

borç

batağına

batıran

küresel

gücü

artık

milletimiz

tanıyor.

ABD

emperyalizmine

karşı,

milletimizin

bütün

güçlerini

birleştirmek,

bağımsızlığa,

özgürlüğe

ve

zenginliğe

ulaşmak

için

öncelikli

koşuldur.

7.

Türkiye

ve

Batı

Asya

ülkeleri,

bugün

Ege,

Kıbrıs

ve

Doğu

Akdeniz’den

Suriye

ve

Irak’ın

kuzeyinden

geçerek

Hürmüz

Boğazı’na

kadar

uzanan

cephede,

ABD

tehdidiyle

karşı

karşıyadırlar.

Bu

durumda

özellikle

Doğu

Akdeniz’de

yükselen

ABD-İsrail

tehdidine

karşı

Suriye,

Irak,

İran,

Azerbaycan,

Rusya,

Mısır

gibi

komşularımız

başta

olmak

üzere,

Çin

ve

Orta

Asya’dan

Almanya’ya

kadar

Avrasya

ülkelerinin

dostluğunu

kazanmak

ve

geliştirmek,

hem

güvenliğimiz

açısından

hem

de

Üretim

Ekonomisini

kurmak

için

zorunlu

görevdir.

8.

Vatan

Partisi

olarak,

ABD

emperyalizmine,

PKK

terör

örgütüne

ve

FETÖ’ye

karşı

tavır

alan

bütün

güçlerle

aynı

Türkiye

cephesinde

mücadele

ediyoruz.

Türk

Ordusu,

Türk

Polisi

ve

Türk

Yargısı

bu

mücadelenin

yaptırım

gücüdür.

Mehmetçikle

ve

polisimizle

birlikte

olmak,

bugün

doğru

cephede

yer

almanın

başta

gelen

ölçütüdür.

Tayyip

Erdoğan

Hükümeti

de,

bugün

devletin

diğer

güçleriyle

birlikte

Türkiye

cephesindedir.

Bu

nedenle

Tayyip

Erdoğan

hükümeti,

bugün

Türkiye’nin

bağımsızlığı

ve

bütünlüğü

için

mücadelede

bütün

Milletimizle,

Ordumuzla

ve

Vatan

Partisiyle

aynı

gemidedir.

9.

Vatan

Savaşında

saflar

belirginleşiyor.

Her

savaşta

olduğu

gibi

bu

savaşta

da

üç

cephe

bulunmuyor,

karşı

karşıya

gelen

iki

cephe

var:

Türkiye

cephesi

ve

ABD-İsrail

cephesi.

Üçüncü

Cephede

yer

aldıklarını

söyleyenler,

ABD

cephesine

düşmektedirler.

Eğer

Üçüncü

Gemi

olacaksa,

bu

Türkiye

gemisinin

batışını

seyretme

platformu

olur.

Vatan

Partisi’nde

de

bu

eğilimler

vardır.

Yüz

yüze

geldiğimiz

ciddî

tehditleri

dikkate

alarak,

Partimiz

saflarındaki

hatalı

tutumları

düzeltme

kararındayız.

10.

Tayyip

Erdoğan

Hükümeti

bizim

düşmanımız

değil,

iktidar

mücadelesindeki

rakibimizdir.

AKP

Hükümeti,

Atatürk

Devrimine

karşı

tutumuyla

cepheyi

zayıflatmakta,

Suriye

siyasetiyle

Avrasya

Cephesinde

güvensizlik

yaratmaktadır.

Bu

yönetim,

ekonomi

siyasetiyle

de

1980’de

girdiğimiz

çıkmazın

içindedir.

Vatan

Partisi,

İkinci

İstiklâl

Savaşımızı

kesin

zafere

ulaştıracak

programıyla,

siyasetleriyle

ve

hiçbir

fedakârlıktan

çekinmeyen

tecrübeli

ve

devrimci

kadrolarıyla

Türkiye

cephesinin

en

kararlı

ve

en

tutarlı

gücüdür.

Vatan

Partimiz,

Tayyip

Erdoğan

hükümetinin

çözüm

üretemediği

koşullarda,

Milli

Hükümet

için

mücadelede,

Türkiye

cephesinin

birliğine

ve

güçlenmesine

özen

göstermede

herkese

örnek

olma

kararındadır.

11.

Bugün

cephede

ABD

emperyalizmine

karşı

mevzilenme,

somut

olarak

PKK/HDP

ve

FETÖ

terör

örgütlerine

karşı

kararlı

mücadelede

kendisini

göstermektedir.

Günümüz

koşullarında

Vatanseverliğin,

Milliyetçiliğin

ya

da

Emek

Devrimciliğinin

sınandığı

mevzi

budur.

PKK’nın

uzantısı

olan

HDP’nin

ve

FETÖ’nün

sözümona

“mağdurlarını”

kucaklayan

iktidar

projesi,

ABD’nin

ülkemizi

zaafa

sürükleme

planına

hizmet

etmektedir.

Vatan

Partisi,

HDP

ve

FETÖ

ile

hiçbir

zaman

ve

hiçbir

koşulda

işbirliği

yapmayacaktır.

Dost

ve

düşman

bilsinler

ki,

Vatan

Partisi,

ABD

emperyalizmine

ve

piyonları

olan

PKK/HDP

ve

FETÖ’ye

karşı

milletin

cephesini

inşa

etme

görevini

yerine

getirecektir.

12.

PKK’nın

uzantısı

olan

HDP

kapatılmalıdır.

Türk

Milleti,

Mecliste

PKK

istemiyor.

Bölücü

Terör

Örgütüne

tanınan

yasal

olanaklar,

Mehmetçiğe

kurşun

olarak

dönmektedir.

HDP’nin

kapatılması

konusunda

devlet,

toplum

ve

Vatan

Partisi

saflarındaki

yanlışların

ve

zaafların

temizlenmesi

için

mücadele

gündemimizdedir.

HDP

kapatılacaktır.

13.

FETÖ,

devlet

ve

toplum

saflarından

bütünüyle

temizlenmelidir.

FETÖ’nün

AKP

ve

diğer

partiler

içindeki

yuvalanmalarına

artık

hoşgörü

gösterilemez.

FETÖ’ye

karşı

mücadele

görevi,

geldiğimiz

aşamada,

devletin

Atatürk’ün

önderlik

ettiği

Cumhuriyet

Devrimi

değerleri

üzerinde

yeniden

örgütlenmesidir

ve

toplumun

Cumhuriyet

ideolojisiyle

eğitilmesidir.

Vatan

Partimiz,

bu

görevi

başarmak

için

milletimizden

yetki

istiyoruz.

14.

1980

sonrasında

12

Eylül

rejimiyle

başlayan

ve

daha

sonraki

hükümetlerin

uyguladığı

Neoliberal

program

yüzünden

Türkiye

ekonomisi

iflas

noktasına

gelmiştir.

Önümüzde

gıda

güvenliğini

tehdit

etmeye

kadar

uzanabilecek

zorlu

bir

dönem

var.

Bu

koşullarda

Üretim

Ekonomisini

kurma

görevi

ile

güvenlik

görevi

sımsıkı

birleşmiş

bulunuyor.

Dış

tehdide

karşı

direnişi

en

sağlam

güvenceye

kavuşturmak

için,

Üreten

Türkiye’yi

kurmak

durumundayız.

1980

sonrasında

Türkiye’ye

dayatılan

Neoliberal

sistemden

kurtulmak,

bugün

artık

bir

devrim

sorunudur.

Bu

açıdan

Türkiye

Üretim

Devriminin

eşiğine

gelmiştir.

Vatan

Partisi,

üreticilerin

yönettiği

bir

Türkiye

için

çalışmaları

yoğunlaştırma

kararındadır.

Partimiz,

bu

amaçla

önümüzdeki

dönem

işçi

sınıfımızın,

çiftçilerimizin,

küçük

ve

orta

sanayicilerimizin,

büyük

sanayici

ve

tüccarlarımızın

Üretim

Ekonomisine

hizmet

eden

ve

aynı

zamanda

insanca

yaşamaya

yönelik

taleplerle

yürüttüğü

bütün

mücadelelerin

en

ön

safında

yer

alacaktır.

Emekçi

ve

Üretici

sınıflar,

Vatan

Savaşının

ve

Üretim

Devriminin

esas

gücüdür.

Eylem

için

karar

süreçlerinde

parti

örgütlerimiz

emekçilerle

birlikte

olacaktır.

Vatan

Partisi,

önümüzdeki

yerel

seçimleri

üreticileri

örgütlemek

ve

yerel

iktidar

konumlarına

yöneltmek

için

değerlendirecektir.

15.

Vatan

Savaşımızı

kesin

sonuca

ulaştırmak

yanında,

ekonomik

zorlukları

Millî

Direnme

Ekonomisiyle

aşmak

için,

milletin

en

geniş

gücünü

seferber

edecek

bir

Millî

Hükümetin

kurulması

önümüzdeki

dönemin

yakıcı

ihtiyacıdır.

16.

Bütün

milletimizi

Vatan

Partisi’nde

örgütlenmeye,

Üreten

ve

Birleşen

Türkiye

için

sımsıkı

birleşmeye

çağırıyoruz.

Türk

Milletine

güvenle

ve

saygıyla

sunarız.

Paylaş
Paylaş: