
ÖZETLER
•
En
son
Danimarka
Hükümeti
ve
Parlamentosu
ile
Fransa
Anayasa
Konseyi’nin
de
kabul
ettiği
uluslararası
hukuk,
Türkiyemizde
bilinmiyor.
AİHM’nin
Perinçek-İsviçre
Davasında
verdiği
kararlarla
elde
ettiğimiz
hukukî
mevzinin
farkında
değiliz.
•
Danimarka
Meclisi
ve
arkasından
Fransa
Anayasa
Konseyi
kararları,
Avrupa’da
1915
olayları
konusundaki
yeni
iklimi
yansıtıyor.
Avrupa
üniversitelerinin
hukuk
ve
siyasal
bilgiler
fakültelerinde
AİHM
Perinçek-İsviçre
Davası
okutuluyor.
•
Herhangi
bir
parlamento,
hükümet,
üniversite,
1915
olaylarında
“soykırım
yapıldı”
yargısında
bulunmaya
yetkili
değildir.
Bu
tür
kararlar
uluslararası
hukuka
aykırıdır.
•
AİHM
Davasında
yalnızca
“Ermeni
soykırımı
yalandır”
deme
özgürlüğü
kazanılmadı.
Çok
daha
önemlisi,
12
yıllık
mücadele
sonunda
Avrupa’da
kabul
edilen
şudur:
Ermeni
soykırımı
suçunun
işlendiği
konusunda
yetkili
mahkeme
kararı
yok.
Bu
nedenle
“Ermeni
soykırımı”
yok.
Genel
Başkanımız
Doğu
Perinçek,
(28
Ocak
2017)
İstanbul
İl
Merkezinde
bir
basın
toplantısı
düzenleyerek,
en
son
Danimarka
Hükümeti
ve
Meclisi
ile
Fransa
Anayasa
Konseyi’nin
1915
olayları
konusundaki
kararlarını
değerlendirdi.
AİHM
2.
Daire
ve
Büyük
Daire
kararlarının
Avrupa’da
yeni
bir
hukuk
ve
siyaset
iklimi
yarattığını
vurgulayan
Perinçek,
özetle
şunları
belirtti:
AVRUPA
YARGISINDA
VE
HUKUK
ÖĞRETİSİNDE
YENİ
İKLİM
Birer
gün
arayla
Danimarka
Meclisi
ve
arkasından
Fransa
Anayasa
Konseyi
kararları
geldi.
Bu
kararlar,
Avrupa’da
1915
olayları
konusundaki
yeni
iklimi
yansıtıyor.
Yeni
iklimi,
yalnız
yargı
kararlarında
görmüyoruz.
Hukuk
öğretisi
de
bu
iklimde
hayat
buluyor.
Avrupa
üniversitelerinin
hukuk
ve
siyasal
bilgiler
fakültelerinde
AİHM
Perinçek-İsviçre
Davası
okutuluyor.
Seminerler,
doktora
dersleri
düzenleniyor.
Yargının
ve
hukuk
öğretisinin
buluştuğu
görüş
şöyle
özetlenebilir:
Mahkeme
kararı
yok.
Ermeni
Soykırımı
yok.
AİHM
KARARLARIYLA
OLUŞAN
ULUSLARARASI
HUKUK
AİHM
2.
Dairesinin
Perinçek-İsviçre
Davasındaki
17
Aralık
2013
günlü
kararı
ve
AİHM
Büyük
Dairesinin
15
Ekim
2015
günlü
kararı,
artık
dünyanın
her
yerinde
geçerlidir.
İsviçre
Federal
Mahkemesi
de
25
Ağustos
2016
tarihli
kararıyla
Perinçek
hakkındaki
mahkumiyet
kararını
kaldırdı.
Bu
kararlar,
uluslararası
hukuk
açısından
şu
tarihsel
saptamaların
altına
yargının
mührünü
vurmuştur:
1.
Soykırım,
bir
hukuk
kavramıdır,
bir
suç
tanımıdır.
AİHM,
soykırım
tanımına
girmekle,
aslında
1915
olaylarının
hukukî
nitelemesini
ele
almıştır.
Başka
deyişle,
Ermeni
soykırımı
var
mı
yok
mu
konusuna
girmiştir.
Soykırım
kavramı,
hukuki
bir
kavramdır,
günlük
dilimizdeki
kırım,
katliam,
karşılıklı
kırım
gibi
kavramlardan
farklıdır.
Sıradan
insanlar
ve
kurumlar,
bir
eylemin
kırım
veya
katliam
veya
karşılıklı
kırım
olduğu
konusunda
fikir
yürütebilir.
Ancak
“soykırım”
olduğuna
hükmedemezler.
2.
Soykırım
suçunun
varlığına,
yetkili
mahkeme
karar
verir.
Soykırım
hükmünde
bulunmaya
bırakalım
parlamentoları,
herhangi
bir
mahkeme
bile
yetkili
değildir.
BM
1948
Soykırım
Sözleşmesi’ne
göre,
ancak
suçun
işlendiği
ülkenin
mahkemesi
veya
yetkili
Uluslararası
Ceza
Mahkemesi,
soykırım
suçunun
işlendiğine
hükmedebilir.
AİHM,
bu
açıdan
kendisinin
de
soykırıma
hükmetme
yetkisine
sahip
olmadığını
belirlemektedir.
3.
Soykırım
suçunu,
hükümetler
veya
kurumlar
veya
milletler,
başka
deyişle
tüzel
kişiler
ve
topluluklar
işlemez.
Soykırım
suçunu,
tıpkı
adam
öldürme,
yankesicilik
veya
hırsızlık
suçlarında
olduğu
gibi
bireyler
işler.
Suça
katılmak
da
bireysel
bir
eylemdir.
Bu
nedenle
Osmanlı
Devleti
veya
Türkiye
Devleti
veya
hükümetleri
veya
Orduları
gibi
tüzel
kişilerin
ve
kurumların
“soykırım
suçu
işlediği”
gibi
iddialar,
Ceza
Hukukunun
temel
ilkeleriyle
bağdaşmaz.
4.
1915
olaylarında
soykırım
işlendiğine
dair
yetkili
mahkeme
kararı
yok.
Ceza
Hukuku,
bireylerin
suç
oluşturan
eylemleriyle
ilgilenir.
1915
yılında
işlenen
eylemlerin
soykırım
suçunu
oluşturduğuna
ilişkin
bugüne
kadar
alınmış
bir
yetkili
mahkeme
kararı
yoktur.
O
nedenle
“Ermeni
soykırımı”
iddiaları,
bütünüyle
hukuk
dışıdır.
Soykırımın
bir
suç
tanımı
olduğu
saptandığı
an,
1915
olaylarında
böyle
bir
suç
işlenmediği
de
saptanmış
olur.
Çünkü
yetkili
Türk
mahkemesinin
veya
yetkili
Uluslararası
Ceza
Mahkemesinin
bu
yönde
bir
kararı
bulunmuyor.
5.
Herhangi
bir
parlamento,
hükümet,
belediye,
üniversite,
akademik
kurum,
dernek,
toplantı
vb,
1915
olaylarında
“soykırım
yapıldı”
yargısında
bulunmaya
yetkili
değildir.
Bu
tür
kararlar,
uluslararası
hukuka
aykırıdır.
Hepsi
siyasal
amaçlı
kararlardır.
6.
1915
olayları
“Holocaust”
diye
anılan
Yahudi
soykırımından
farklıdır,
aynı
sınıflamaya
konamaz.
Bilindiği
gibi
Yahudi
Soykırımı,
yetkili
mahkeme
kararıyla
hükme
bağlanmış
tek
soykırım
suçudur.
Oysa
1915
olayları
hakkında
bir
yargı
kararı
bulunmuyor.
7.
1948
yılı
öncesindeki
eylemlerle
ilgili
olarak
soykırım
suçu
işlendiği
hükmü
verilemez.
Çünkü
soykırım
suçu,
1948
yılında
Birleşmiş
Milletler
Sözleşmesi’yle
kabul
edildi.
1948
yılı
öncesinde
“soykırım”
diye
bir
suç
tanımı
yoktu.
Kanunsuz
suç
olmaz
ilkesi,
çağdaş
Ceza
Hukukunun
temelidir.
Hiç
kimse
1948
öncesi
eylemleri
nedeniyle
soykırım
suçundan
mahkûm
edilemez.
8.
Doğu
Perinçek,
Ermenilere
karşı
bir
aşağılama
ve
nefret
söyleminde
bulunmuyor.
AİHM
kararlarına
göre,
Doğu
Perinçek,
Ermeni
soykırımı
yalanını
emperyalistlerin
uydurduğunu
söylüyor,
Ermenileri
değil,
emperyalistleri
hedef
alıyor.
Ayrıca
Perinçek’in
kimliği
ve
kişiliği
de
nefret
ve
aşağılama
eylemine
uygun
değildir.
9.
Bir
tarih
konusu
olarak
1915
olaylarının
tartışılması
özgürlüğü
güvence
altındadır.
Ancak
mahkemelerin
yetkisini
gasp
etme
özgürlüğü
yoktur.
Tarihçilerin
ve
herkesin
1915
olayları
konusunda
istediği
görüşü
açıklama
özgürlüğü
vardır.
Ancak
1915
olaylarının
soykırım
olup
olmadığı
konusunda,
kendisini
yetkili
mahkeme
konumuna
oturtup
hüküm
verme
yetkisi
yoktur.
O
nedenle
tartışma
ve
düşünceyi
açıklama
özgürlüğü,
1915
olaylarında
ne
oldu,
nasıl
ve
niçin
oldu
konusundadır.
Bununla
birlikte
hiç
kimse
mahkemenin
yerine
geçip
“1915’te
falanca
kimse
soykırım
suçunu
işledi”
diye
hüküm
kurma
özgürlüğüne
sahip
değildir.
Mahkemelerin
yetkisini
gasp
etme
özgürlüğü
yoktur.
Parlamentolar,
hükümetler,
üniversiteler
vb,
1915
olayları
konusunda
“soykırım”
hükmü
veremezler.
Hukuka
göre,
böyle
bir
özgürlük
yok!
Yukarda
dokuz
maddede
özetlediğimiz
hukukî
görüş,
üç
yıl
öncesine
kadar
bizim
görüşümüzdü.
AİHM
kararlarından
sonra
uluslararası
yargı
görüşü
oldu.
Bu
saptamalar,
artık
dünyanın
geldiği
yeri
özetliyor.
KAZANDIĞIMIZ
HUKUKİ
MEVZİ:
MAHKEME
KARARI
YOK
ERMENİ
SOYKIRIMI
YOK
AİHM’nin
Perinçek-İsviçre
Davası
kararları,
elbette
öncelikle
düşünceyi
açıklama
özgürlüğünü
güvence
altına
alıyor.
Çünkü
bu
dava
İsviçre
devletine
karşı
düşüncenin
açıklanmasını
cezalandırdığı
için
açılmıştı.
Bununla
birlikte
AİHM
Davasında
yalnızca
“Ermeni
soykırımı
yalandır”
deme
özgürlüğü
kazanılmadı.
Çok
daha
önemlisi,
“Ermeni
soykırımı”
iddiası
artık
Avrupa’da
hukuken
geçerli
değildir.
12
yıllık
mücadele
sonunda
Avrupa’da
kabul
edilen
şudur:
Ermeni
soykırımı
suçunun
işlendiği
konusunda
yetkili
mahkeme
kararı
yok.
Bu
nedenle
“Ermeni
soykırımı”
yok.

