🛡️ Türkiye’nin Güvenliği ve NATO Üzerine Karar ve Gerekçesi (5 Şubat 2022)
Vatan Partisi Merkez Karar Kurulu, üç ay süren inceleme ve çalışmaların ardından, 29 Ocak 2022 ve 5 Şubat 2022 günlerinde yaptığı toplantılarda “Türkiye’nin Güvenliği ve NATO Üzerine Karar ve Gerekçesi”ni oy birliğiyle karara bağlamıştır.
KARAR
1. Vatan Partisi’nin Konumu ve Güvenlik Kavramı
Vatan Partisi, Atlantik Sisteminin bir partisi değildir ve sistemin iktidarını paylaşmamaktadır. Amacı; Üretim Devrimini başarıya ulaştırmak, PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerini temizlemek, bağımsız ve halkçı Türkiye’yi kurmaktır (Millî Demokratik Devrimi tamamlamak). Partinin güvenlik kavramı, Üretim Devriminin ve Vatan Savaşının güvenliğidir. NATO’ya bakış açısını da bu anlayış belirler: Bağımsız ve Üreten Türkiye mücadelesinin güvenliği savunulmaktadır.
2. Türkiye’nin Güvenliği İçin Bütünsel Cephe
Türkiye, Karadeniz’den Akdeniz’e, Suriye ve Irak’ın kuzeyinden Kafkaslar’a kadar bütün cephelerde ABD-İsrail eksenli tehditlerle karşı karşıyadır. Bu tehditler göz önüne alındığında, bölgesel ve dünya ölçeğinde ABD eksenli tehditle mücadele eden ülkeler, Türkiye’nin ittifak birikimini oluşturmaktadır. Bütünsel bir strateji kurmak, güvenliğimizi sağlamanın en temel görevidir.
3. Türkiye’ye Yönelik Tehdidin Odağı Ege ve Doğu Akdeniz
Türkiye’yi hedef alan tehdidin odağı Doğu Akdeniz’dir. ABD’nin Yunanistan kıyılarında (Dedeağaç, Kavala, Girit vb.) üsler kurması ve silahlı yığınak yapması, suların ısındığına işaret etmektedir. ABD’nin Türkiye Cumhurbaşkanını devirme planını uygulamada Doğu Akdeniz merkezli girişimlere kalkışma olasılığı dikkate alınmalıdır. İkincil tehdit odağı, Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki ABD askeri varlığı ve denetimindeki PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleridir.
4. Güvenliğin Temel Gücü
Güvenliğimizin temel gücü, başta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Türk Polisi olmak üzere, Türk devleti ve milletinin güç birikimidir. İttifak birikimimiz konusunda devlet ve millet güçlerinin doğru bilgilendirilmesi tarihi sorumluluktur.
5. İttifak Birikimimiz
Türkiye’ye yönelik tehditlere karşı ittifak birikimimiz, ABD-İsrail tehdidi altındaki devletlerdir:
- Yakın Coğrafyamız: Başta Rusya olmak üzere İran, Irak, Suriye, Libya, Azerbaycan, Kazakistan, Abhazya ve KKTC.
- İkinci Halka: Türk Devletleri Teşkilatı’nın Orta Asya’daki üyeleri (Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Macaristan).
- Dünya Çapındaki İttifak: Çin, Pakistan, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Vietnam, ABD denetimine tavır alan Avrupa ülkeleri, Venezuela, Küba, Mısır, Cezayir gibi Afrika ve Güney Amerika ülkeleri.
6. Askerî Liseler ve Hastaneler Açılmalı, Harp Okulları Kuvvet Komutanlıklarına Bağlanmalı
2016 sonrası kapatılan Askerî Liseler tekrar açılmalı; TSK subayını yetiştiren Harp Okulu Geleneği yeniden Kuvvet Komutanlıklarına bağlanmalı; özel uzmanlar yetiştiren Askerî Hastaneler ve GATA yeniden TSK’nın yönetim ve hizmetine girmelidir.
7. Bedelli Askerliğe Son
Türk Ordusunun geleneğine ve eşitliğe aykırı olan Bedelli Askerlik uygulamasına son verilmelidir (Yurt dışında çalışan vatandaşlarımız bağışık tutularak).
8. TSK, Emniyet Teşkilatımız ve MİT Cumhuriyetimizin Millî İdeolojisiyle Eğitilmeli
TSK, Emniyet Teşkilatı ve MİT, ABD ve NATO ideolojisiyle değil, Cumhuriyetimizin millî ideolojisiyle (Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve Devrimci) eğitilmeli ve kurumlaştırılmalıdır. FETÖ Darbe girişiminden sonra devlet örgütünden ihraç edilen 125.618 kamu görevlisi, ideolojik bozulmanın boyutlarını göstermektedir.
9. Millî Savunma Sanayimiz Geliştirilmeli
Türkiye, savunma ve güvenliğini millîleştirmek ve millî kaynaklarla güçlendirmek için çabalarını sürdürmeli, millî savunma sanayimizi çağdaş ölçülerde geliştirmelidir. İttifak birikimimiz içindeki Rusya, Çin, İran, Pakistan vb. ülkelerle işbirliği yapılmalıdır.
10. Millî İnternet Ağı ve Uydu Sistemi Geliştirilmeli
Atlantik emperyalistlerinin internet tekeline son vermek ve milli devletimizin güvenliği için, millî uydu sistemimizi geliştirmeli ve bu amaçla Asya Merkezli İnternet Ağının inşasına katılmalıyız (Çin ve Rusya girişimleri).
11. BM İkiz Sözleşmelerini Onaylayan Yasa Kaldırılmalı ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki İmzamız Çekilmeli
“İkiz Yasalar” (BM Ekonomik Sosyal Kültürel Haklar Sözleşmesi ve BM Medenî ve Siyasî Haklar Sözleşmesi), etnik ve bölgesel bölünmelere zemin oluşturduğu, devleti tehdit ettiği ve yabancı devletlere müdahale hakkı tanıdığı için kaldıralmalıdır. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki imza geri çekilmelidir.
12. Bağımsızlığımıza ve Güvenliğimize Aykırı Düzenlemeler Kaldırılmalı
Anayasa’nın 90. Maddesinde yapılan ve uluslararası antlaşmaları anayasa hükmü düzeyine çıkaran hüküm kaldırılmalıdır. AİHM kararlarını Türk yargısının üzerinde sayan bütün düzenlemeler kaldırılmalıdır. Bağımsızlığımıza ve güvenliğimize aykırı maddî yardım alan (yabancı devletler, uluslararası kuruluşlar) dernek, sendika, oda ve meslek kuruluşları, basın ve medya kuruluşları ile kişi grup ve platformların faaliyetleri yasaklanmalı, kuruluşlar kapatılmalı ve maddî yardıma el konulması öngörülmelidir.
13. HDP Kapatılmalı, Kandil’e Beyaz Bayrak Çektirilmeli
Ordumuzun, Polisimizin ve Köy Korucularımızın yürüttüğü başarılı mücadele kesin sonuca ulaştırılmalı, Kandil’e beyaz bayrak çektirilmelidir. Terör Örgütünün yasal olanakları kullanmasına kesinlikle izin verilmemeli ve HDP kapatılmalı, yerine herhangi bir parti ya da örgüt kurulmasına fırsat tanınmamalıdır.
14. İncirlik ve Kürecik Üsleri Bütünüyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Denetimine Alınmalı
ABD ve NATO tarafından kullanılan İncirlik ve Kürecik üsleri bütünüyle TSK’nın denetimine alınmalı ve ABD askeri/personeli en kısa zamanda üsleri terk etmelidir. Diğer ABD ve NATO kullanımındaki askeri birimler de kapatılarak TSK denetimine alınmalıdır.
15. Doğu Akdeniz ve Ege’de Mavi Vatanın Güvenliği
Ege’de Yunanistan’ın karasularını 6 milin üzerine çıkarma girişimleri savaş nedeni (casus belli) sayılacağı kararı her durumda uygulanmak üzere hazırlık yapılmalıdır. Ege’de Türkiye toprağı olan 153 ada ve adacık grubu üzerindeki yabancı işgaline son verilmeli ve egemenliğimiz fiilen hayata geçirilmelidir. Münhasır Ekonomik Bölge derhal ilan edilmeli ve Denizcilik Bakanlığı kurulmalıdır.
16. KKTC’nin Tanınması İçin Doğru Strateji ve Eylem Planı
Vatan bütünlüğümüzü ve Doğu Akdeniz’i savunmada ön mevzi, Kıbrıs’tır. KKTC’nin tanınması için, Türkiye gibi NATO tehdidiyle karşı karşıya olan Karadeniz, Akdeniz ve Umman Denizi ülkelerinden başlayan strateji ve eylem planı hayata geçirilmelidir. Doğu Akdeniz’deki silahlı varlığımız güçlendirilmeli ve Kıbrıs’ta deniz üssü kurulmalıdır.
17. Suriye ile Her Alanda Acil İşbirliği
PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerini temizlemek için, Suriye Devleti ile siyasî, askerî, ekonomik, kültürel alanda derhal işbirliğine başlanmalı ve Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanmalıdır. Suriye ile birlikte terör örgütlerini bitirme siyaseti uygulanmalı ve kıyıdaş Suriye ile Doğu Akdeniz’de Yetki Alanları Anlaşması bir an önce imzalanmalıdır.
18. ABD’den ve Komşularımızdan Türkiye’yi Kuşatan Üslerin Boşaltılması Talep Edilmeli
ABD’den ve komşularımızdan Türkiye’yi kuşatan Yunanistan, Güney Kıbrıs, Suriye, Irak, Gürcistan ve Ukrayna’daki üslerin boşaltılması talep edilmelidir.
19. Türkiye NATO’dan Çıkmalı
Türkiye’nin NATO’dan çıkması, Vatan Partisi’nin stratejik hedefidir. NATO’dan ayrılmak, ABD tertiplerine karşı en etkin uygulamadır, iç cepheyi birleştirir ve Ekonomide Kurtuluş Savaşını zafere ulaştırır. NATO’dan ayrılmak, millî güvenliğimizin gereğidir ve ittifak birikimimizi harekete geçirecektir.
20. Türkiye Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya Alınmasını Veto Edeceğini İlan Etmeli
NATO’dan çıkmak esas çözüm olmakla birlikte, Türkiye Hükümeti, Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya alınmasını veto edeceğini bugünden ilan etmelidir.
21. Başarı Kazanmış Güvenlik Modelleri
Yakın tarihte ABD-İsrail tehditlerini bertaraf etme yeteneğini kanıtlayan üç başarı (Kürdistan planının bozulması, Karabağ’ın kurtarılması ve Kazakistan darbe girişiminin bastırılması) ile iki model oluşmuştur:
- Türkiye-Rusya eksenli bölge birlikteliği (İran, Irak, Suriye katılımıyla).
- Türk devletleri-Rusya-Çin eksenli Asya ölçeğindeki birliktelik. Başarısı kanıtlanmış olan her iki modelin geliştirilmesinde ısrar edilmelidir.
22. Batı Asya Güvenlik Örgütü (BAGÖ)
Türkiye’nin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve Üretim Devriminin başarısı için en gerçekçi çözüm Batı Asya Güvenlik Örgütü’nün (BAGÖ) kurulmasıdır. Vatan Partisi, bu amaçla Rusya, İran, Irak, Suriye, Azerbaycan, KKTC ve diğer ilgili ülkeler nezdindeki girişimlerini sürdürecektir.
23. Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’ne Tam Üye Olarak Katılmalı
Türkiye, dünyada ve bölgemizde güvenlik ve barış için, başta Rusya, Çin, Orta Asya Cumhuriyetleri olmak üzere Avrasya ülkeleriyle işbirliğini güçlendirmeli ve Şanghay İşbirliği Örgütü’ne tam üye olarak katılmalıdır.
GEREKÇE
1. NATO’nun Kuruluşu ve İşlevi
NATO, ABD’nin ekonomik ve askerî üstünlüğünün dorukta olduğu 1949 yılında kuruldu. NATO, Kuzey Atlantik ülkelerini Sovyetler Birliği tehdidine karşı savunmak için kurulmuş olsa da, asıl işlevi NATO üyelerini ABD boyunduruğunda tutmaktı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kuruluş gerekçesi ortadan kalksa da, ABD zorlamasıyla devam etti.
2. Yeraltındaki NATO: Gladyo
ABD’nin NATO ülkelerini yönetmede kullandığı gizli mekanizmaya SüperNATO veya Gladyo denir (İtalya’da “Gladyo”, Türkiye’de “Özel Harp” birimleri). Bu, üye ülkelere yerleştirilmiş paralel yönetim merkezleridir. Gladyo, bağlı ülkelerin cumhurbaşkanlarını dahi örgütler ve ülkesinin başına ABD bekçisi olarak oturtur.
3. Türkiye’nin NATO Tecrübesi
Türkiye’nin NATO’ya girmesi, basit bir dış siyaset seçimi değildi; Kemalist Devrim’den vazgeçmek anlamına geliyordu. Atatürk, İkinci Dünya Savaşı eşiğinde yegâne vasiyetinin Sovyet dostluğundan ayrılmamak olduğunu belirtmişti. Türkiye NATO’ya, imal edilen “Sovyet tehdidi” propagandası ve tertiplerle alındı (6-7 Eylül 1955 tertibi, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri). Son 70 yılın bütün “faili meçhullerinin” faili, NATO’dur (ASALA, PKK, katliamlar, suikastler). FETÖ Gladyosu’nun Ergenekon-Balyoz tertibi ve 15-16 Temmuz 2016 darbe girişimi, NATO’nun gerçek yüzünü bütün yönleriyle ortaya sermiştir.
4. Türkiye’nin NATO Bilançosu
NATO, Türkiye’ye koskoca bir devrimi kaybettirmiştir. Kemalist Devrimimizin altı oyulmuştur.
- Ekonomi: 450 milyar dolar dış borca batılmış, Millî ekonominin kaleleri özelleştirilmiş, sanayi ve tarımımız yıkımla karşı karşıya kalmış, Dolar Saltanatı kurulmuştur. Bu programın bekçisi NATO’dur.
- Savunma Sanayii: ABD’nin hibe adı altındaki sinsi girişimleri, savunma sanayimizin körelmesine neden olmuştur. Türkiye, ABD için bulunmaz bir silah pazarı hâline getirilmiştir.
- Güvenlik: ABD ve NATO, Kıbrıs’tan sonra FETÖ ve PKK’ya verdiği destekle Türkiye’nin karşısında konumlanmıştır.
5. Güncel NATO Tehdidi
ABD Başkanı ve Derin Devleti, Tayyip Erdoğan yönetimindeki Türkiye Cumhuriyeti hükümetini yıkacağını ilan ediyor. Bu tehdit, bugün askeri hazırlıklar ve yığınaklar aşamasındadır (Yunanistan’daki ABD üsleri, Doğu Akdeniz’deki Noble Dina ve Nemesis tatbikatları). Namluların Türkiye’ye dönük olduğu gizlenmiyor.
6. Güvenlik Konusuna Atlantikçi Bakış ve Millîci Bakış
Atlantik sistemine bağlı olanların “Türkiye’nin güvenliği”nden söz etmesi, aslında Türkiye’nin Atlantik Sistemine bağlı kalmasının güvenliğini dile getirir. Onlar için ABD tehdit değil, aksine bağlılığı pekiştiren bir unsurdur. Türkiye’nin millî güçleri ise, Vatan Savaşının ve Üretim Devriminin güvenliğini savunur. Atlantikçi “güvenlik” anlayışı, bizi tehdit eden sisteme teslim olmaktan başka bir anlam taşımıyor.
7. NATO’dan Koruyan NATO Vetosu!
NATO’nun silahını Türkiye’nin bağrına dayadığı, PKK’ya silah taşıdığı, FETÖ Gladyosunu desteklediği, terör örgütünü meclise soktuğu bu koşullarda “NATO’da veto hakkımız var” söylemi, Türk milletini kandırma hakkıdır.
8. NATO’dan Aforoz Edilen Türkiye
Türkiye, NATO’dan aforoz edildi ve NATO’nun operasyon yaptığı ülkeler listesinin başında yer almaktadır. 15-16 Temmuz darbe girişimi, NATO’ya karşı kararlı tavırla bertaraf edilmiştir. NATO’nun Türkiye’deki silahlı gücü şu anda Türkiye hapishanelerinde yatıyor.
9. Zorlaşan İttifak
Türk milleti, artık Türkiye’nin güvenliğinin Asya’da olduğunu saptamaktadır. Halkın çoğunluğu dış ilişkilerde Rusya, Çin ve İran dostluğuna güveniyor.
10. Zor Olan ABD’ye Direnmek Değil, ABD’nin Piyonu Olmak
Bugün zor olan, ABD’ye direnmek değil, ABD’nin piyonu olmaktır. Türkiye’nin 2015’te başlayan Vatan Savaşı, NATO’ya karşı mücadelenin NATO’ya teslim olmaktan daha kolay olduğunu kanıtlamıştır.
11. ABD ve NATO Zincirlerini Kıran Türkiye
Türkiye, NATO’nun denetim ve tehdidine başkaldıran üyedir. 1 Mart 2003 Tezkeresinin reddi, 2014’te Silivri Duvarının yıkılması, 24 Temmuz 2015’te “İkinci İstiklâl Savaşı”nın başlatılması, 15-16 Temmuz 2016 darbe girişiminin ezilmesi gibi olaylar, NATO’nun zincirini kırma sürecindeki belirleyici girişimlerdir. TSK’nın Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtları, ABD-İsrail Koridorunu yarmıştır. Türkiye, NATO’dan çıkıp Avrasya içindeki bağımsız ve öncü konumunu almalıdır.
12. Dağılan NATO’da Türkiye’nin Konumu
Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un “NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiği” açıklaması gibi olgular, NATO’nun çözüldüğünü göstermektedir. Türkiye, NATO’nun içindeki çelişmelerin derinleşmesinde etkin rol oynuyor ve NATO’nun dağıldığı süreçte, üyelikten de resmen ayrılacaktır.
13. ABD 2023 Seçimine Giden Süreçte Türkiye’ye Şiddet Dayatıyor
ABD, “Diktatör Tayyip Erdoğan’ın seçim sonuçlarını kabul etmeyeceği” propagandasıyla ABD güdümlü şiddetin zeminini kurmaktadır. Önümüzdeki yakın dönemde NATO’nun Türkiye’ye karşı kanlı senaryoların tezgâhlayacağına işaret eden bu durum, Türkiye’nin istihbarat kurumları tarafından da saptanmıştır.
14. Biden Tayfasının “Yaratıcı Yıkıcılık” Planları ve Kaos Programı
CHP yönetimi, ABD stratejisi kapsamında Cumhurbaşkanına karşı kışkırtmalara hız vermiştir. CHP, Anayasayı ve Cumhurbaşkanını gayrimeşru ilan ederek şiddetin zeminini kurmaktadır. CHP ve İyi Parti’nin, FETÖ ve PKK “mağdurlarını” (toplam 125.678 kişi) yeniden devlet örgütüne alma hedefi, kaos programının esasıdır. Bu programla iktidara gelme şansları yoktur, ancak ABD desteğiyle kargaşalık kışkırtma girişimleri vardır.
15. 2023 Seçiminin Güvenliği ve NATO
ABD ve NATO, 2023 Seçimine giden süreçte Türkiye’ye dışardan ve içerden açıkça şiddet dayatmasıyla, seçim güvenliğini tehdit etmektedir. NATO, darbeler tezgahlayarak Türkiye’de demokrasi üzerinde tehdit olduğunu kanıtlamıştır. Demokrasi için NATO denetiminden kurtulmak gerekir.

