/
/

Semih Koray: ‘Yüzde elliciliğe’‘yüzde ellicilik’lekarşı konamaz

Semih Koray: ‘Yüzde elliciliğe’‘yüzde ellicilik’lekarşı konamaz

Kitle

çizgisi,

eylem

çizgisidir.

Mücadelenin

doğrultusunu

belirlemez.

Kitlelerin

bir

dirsek

boyu

önünde

olmak,

onları

seferber

etmek

için

gereklidir.

Ama

kitlelerin

önünün

neresi,

arkasının

neresi

olduğunu

belirleyen

etken,

strateji

olup,

kitlelerin

hangi

yönde

en

kolay

ve

en

geniş

biçimde

harekete

geçirilebileceği

sorusunun

yanıtı

değildir.

Ölçüt,

izlenen

strateji

doğrultusunda

toplumsal

güç

yaratmaktır.

Bugün

bölücülüğe

karşı

vatan

savunması,

ölçütü

belirleyen

stratejik

doğrultudur.

KİTLELERİN

ÖĞRENCİSİ

OLMAK

Kitlelerin

öğretmeni

olmadan

önce,

onların

öğrencisi

olmak

gerekir.

Ama

kitlelerden

öğrenilecek

olan

şey,

strateji

değildir.

Strateji,

bilimle

belirlenir.

Kitlelerin

öğrencisi

olmak,

o

kitle

içinde

verili

strateji

doğrultusunda

toplumsal

güç

yaratmak

için

izlenecek

özel

siyasetleri

belirlemek

içindir.

Kitlenin

durumunu,

acil

taleplerini,

beklentilerini

bilmeden

onları

harekete

geçirecek

özel

siyasetler

belirlenemez.

Özel

siyasetin

başarısı,

kitlenin

mevcut

durumuyla

stratejik

hedef

arasında

doğru

bağlantıyı

kurmada

yatar.

Bu

bağlantıyı

kurmayan

özel

siyasetlerin

yaratacağı

güç,

başka

stratejilerin

değirmenine

su

taşır.

DÖNÜŞTÜRMEK

GÜÇ

YARATIR

Özel

siyasetler,

kitlelerden

öğrenir,

ama

kitlelerin

mevcut

durumuna

teslim

olmaz.

Tarihin,

dolayısıyla

toplumsal

mücadelenin

ilerlemesi,

gerçekleştirilebilecek

seçenekler

üstünden

yürütülür.

Çünkü

tarihte

de,

toplumda

da,

“ideal

seçenekler”in

tedariki

için

sipariş

verilebilecek

bir

merci

yoktur.

Ama

“gerçekleştirilebilecek

seçenekler”,

kitlelerin

duruk

manzarasına

bakarak

belirlenmez.

Aslolan,

mücadele

içinde

bu

kitlenin

nasıl

bir

güce

dönüştürülebileceğidir.

Bugün

Türkiye’nin

duruk

resmine

bakanların

karamsar,

dönüşüm

gizilgücünü

görenlerin

de

iyimser

olmasında

şaşılacak

bir

yan

yoktur.

EMPERYALİZM

VE

GERİCİLİĞİN

YÜZDE

ELLİCİLİĞİ

Emperyalizm

ve

gericilik

de,

“kitle

çizgisi”ni

dikkate

alır.

Onlar

da,

kitlenin

acil

taleplerini

ve

beklentilerini

hesaba

katarlar.

Onların

gö-

zünde

kitlenin

önünün

arka,

arkasının

ön

olması

doğaldır.

Ama

daha

da

önemlisi,

onların

“kitle

çizgisi”

bölücülük

üstüne

kuruludur.

Bölücülükleri,

yalnızca

PKK

terör

örgütünü

ABD’nin

bölücü

kara

gücü

olarak

kullanmakla

sınırlı

değildir.

Hayatın

her

alanında

ve

her

gün

milleti

başka

bir

doğrultuda

bölmeye

çalışmayı

meslek

edinmişlerdir.

AKP

iktidarının

formülü

de,

“yüzde

ellicilik”tir.

SONUL

ZAFER

İÇİN

MİLLETİN

TOPYEKÛN

BİRLİĞİ

Bugün

ülkemiz,

ancak

milletin

topyekûn

gücünü

seferber

ederek

başa

çıkabileceği

sorunlarla

karşı

karşıyadır.

Bölücülük

ve

gericiliğin

“yüzde

elliciliği”ne,

“yüzde

ellicilik”le

karşı

konamaz.

Bölücülüğe

karşı

vatan

savunmasında

önderlik,

ancak

milletin

bütününü

birleştirme

irade

ve

kabiliyetini

hayata

geçirmekle

olanaklıdır.

Bu,

günümüzde

hem

ülkenin

yakıcı

bir

gereksinimidir,

hem

de

bu

yaklaşımın

örneklerinin

yaşama

geçirilmesi,

milletimiz

için

yepyeni

bir

işaret

fişeği

işlevini

görecektir.

Onun

için

meslek

odalarında,

halk

örgütlerinde,

sendikalarda

ve

gençlik

içinde

bu

yönde

kazanılacak

başarılar,

sınırlarının

çok

ötesine

geçerek,

bütün

milleti

dönüştürmeye

yönelik

bir

etkiye

sahip

olacaktır.

Milletin

geniş

kesimlerini,

böyle

bir

önderliğin

erişimine

açacaktır.

Silahlı

mücadeleyle

bölücü

terörün

belinin

kırılması,

milleti

özgürleştirmenin

önkoşuludur.

Ama

sonul

zafer,

milletin

bu

mücadele

içinde

örgütlü

bir

güce

dönüştürülmesiyle

elde

edilecektir.

Bu,

milletimizin

70

yıllık

özlemine

karşılık

gelen

eşsiz

bir

başarı

olacaktır.

Kitle

çizgisini

bu

stratejik

hedef

doğrultusunda

kullanma

irade

ve

kabiliyetine

sahip

olan

parti,

Vatan

Partisidir.

—————————————————————————————————————-  

Özür

ve

düzeltme:

Geçen

haftaki

yazımda

geçen

Christian

Amanpour’un

Tayyip

Erdoğan’la

olan

görüşmesinde

arkasına

Atatürk

resmini

almış

olduğuna

ilişkin

ifade,

bir

görme

yanılgısının

sonucudur.

Düzeltir

ve

okurlarımızdan

özür

dilerim.

Semih

Koray

/

11

Nisan

2016,

Aydınlık

Paylaş
Paylaş: