/
/

Vatan Partisi, Hükümeti özeleştiriye davet ediyor!

Vatan Partisi, Hükümeti özeleştiriye davet ediyor!

Vatan

Partisi

MKK

Üyesi

ve

dönemin

Talat

Paşa

Komitesi

Genel

Sekreteri

Ferit

İlsever

ve

Vatan

Partisi

Genel

Başkan

Yardımcısı

Yunus

Soner, bugün saat

11.00’de,

Vatan

Partisi

İstanbul

İl

Başkanlığında

düzenledikleri

bir

basın

toplantısıyla,

Cumhurbaşkanı

Yardımcısı

Fuat

Oktay’ın

tarihi

ve

gerçekleri

nasıl

çarpıttıklarını

açıkladı.

Vatan

Partisi

Merkez

Karar

Kurulu

Üyesi

Ferit

İlsever’in

açıklaması:

Cumhurbaşkanı

Yardımcısı

Fuat

Oktay,

18

Türk

Tarih

Kongresinde

yaptığı

konuşmada

‘’soykırım’’

yalanının

asıl

failini,

AK

Parti

hükümetinin

bu

yalana

teslim

olan

tutumunu

ve

bu

yalanı

ortadan

kaldıran

tarihsel

mücadeleyi

gizlemeye

çalışmaktadır…

Ama

yaşanmış

gerçekleri

tarihin

defterinden

silmek

mümkün

değildir…

Hükümetin

Türkiye’yi

yönetmedeki

yetersizliği

her

konuda

olduğu

gibi

burada

da

ortaya

çıkmaktadır.

Hükümet

soykırım

yalanının

parlamentolara

gelmesinden

hala

“Ermeni

Diyasporasını”

sorumlu

tutmaktadır.

Böylece

asıl

fail

gizlenmektedir.

Soykırım

yalanı,

ABD

tarafından

tedavüle

sokulmuş

ve

yine

ABD

tarafından

parlamentolara

dayatılmıştır.

Amacı,

Türkiye

Cumhuriyeti’ni

“soykırımcı”

ilan

etmek

ve

bölmekti.

Bu

yüzden,

ABD’nin

Türkiye’deki

piyonları

olan

PKK

ve

FETÖ,

soykırım

yalanına

destek

vermiştir.

Cumhurbaşkanı

Yardımcısı

Fuat

Oktay,

sözde

Ermeni

meselesinin

“Türk

Tarih

Kurumu

gibi

resmi

kurumlarımızın

çabaları

ve

diplomatlarımızın

gayretleri”

ile

çözüldüğünü

iddia

ediyor.

Ermeni

meselesinin

arkasındaki

ABD’yi

gizleyen,

Türkiye’nin

AİHM

zaferini

yok

sayan

bu

yaklaşım,

AK

Parti

Hükümetinin,

Türkiye’nin

bu

savaşına

koyduğu

engellerin

devamıdır:

Türkiye’ye

yönelik

Ermeni

meselesi

kuşatması,

Talat

Paşa

Komitesi’nin

çalışmaları

ile

çözülmüştür.

AK

Parti

Hükümeti

ve

Yetkilileri

ve

soykırım

yalanı

karşısında

önce

“sorunu

tarihçilere

bırakalım”

demiş

ve

Türkiye

için

mücadeleden

kaçınmıştır.

2005’te

AK

Parti’nin

AB

Müzakere

Çerçeve

Belgesini

imzaladı

ve

bu

belgeyle

Ermeni

Soykırımı

iddialarını

kabul

etti.

Talat

Paşa

Komitesi

Mart

2006’da

Berlin’de

büyük

bir

yürüyüş

gerçekleştirdi.

Binlerce

Türk

Alman

başkentinin

sokaklarına

dökülürken

bizzat

Recep

Tayyip

Erdoğan,

Türkiye’nin

Berlin

Büyükelçisi

Mehmet

Ali

İrtemçelik’i

arayıp

“Doğu

Perinçek’in

arkasından

yürümeyeceksiniz”

talimatını

verdi.

Elçiliğin

duvarlarına,

elçilik

çalışanlarının

mitinge

katılmasını

yasaklayan

talimatlar

asıldı.

Dönemin

AK

Parti

Milletvekilleri

Mehmet

Dülger

ve

Vahit

Erdem’e

de

Erdoğan,

Talat

Paşa

Komitesi’nden

çekilme

talimatı

verdi.

Talat

Paşa

Komitesi,

soykırım

yalanı

ile

mücadeleyi

yürütürken,

Avrupa

Parlamentosu

2006

yılı

Eylül

ayında

Türk

Hükümeti’ne

“Talat

Paşa

Komitesi’ni

etkisiz

hale

getirin”

talimatını

vermiştir.

21

Mart

2008’de

İşçi

Partisi

Genel

Başkanı

Doğu

Perinçek,

Dönemin

Talat

Paşa

Komitesi

Genel

Sekreteri

Ferit

İlsever,

İstanbul

Üniversitesi

Rektörü

Kemal

Alemdaroğlu

ve

Talat

Paşa

Komitesi’nin

liderleri

Ergenekon

tertibi

ile

gözaltına

alındı.

Bu

liderler

2

gün

sonra

Almanya’da

soykırım

yalanı

ile

mücadele

için

“ırkçılık

değil

dostluk”

paneline

katılacaktı.

Talat

Paşa

Komitesi’nin

faaliyetleri

bu

liderlerin

karşısına

Ergenekon

iddianamesinde

suçlama

olarak

çıkarıldı.

Tayyip

Erdoğan

kendisini

“davanın

savcısı”

ilan

etti.

Aynı

Adalet

Bakanı,

bu

mücadeleye

katılmamaları

için

sayın

Rauf

Denktaş

ve

TPK

Genel

Sekreteri

Ferit

İlsever’i,

kamuoyunda

“CIA

ajanı

olarak

teşhir

etmekle”

tehdit

etti.

Talat

Paşa

Komitesi,

Soykırım

Yalanı’na

karşı

bir

Türkiye

Cephesi

oluştururken

AK

Parti’nin

milletvekillerini

bu

girişimden

geri

çekti.

2015

yılında

Yunanistan

parlamentosunun

soykırım

kararını

protesto

etmek

için

Atina’ya

giden

Talat

Paşa

Komitesi,

hükümetin

emriyle

Türk

makamları

tarafından

Yunan

makamlarına

ihbar

edildi

ve

komite

üyelerinin

Yunanistan’a

girişi

engellendi.

Talat

Paşa

Komitesi

İsviçre’nin

meydanlarında,

Lozan’da,

Almanya’nın

başkenti

Berlin’de,

yalanı

destekleyen

yasakları

çiğneyip,

binlerce

Türk’ün

sesiyle

Avrupa’yı

inletirken,

Abdullah

Gül

gibi

sözde

Cumhurbaşkanları

Ermeni

Açılımları

peşindeydi.

Vatan

Partisi

Genel

Başkanı

Doğu

Perinçek,

İsviçre’nin

yasadışı

kararını

Avrupa

İnsan

Hakları

Mahkemesi’ne

taşırken,

Türk

diplomasisi

Amerikan

lobi

kuruluşlarından

medet

umdu.

Avrupa

İnsan

Hakları

Mahkemesi’nde

Türkiye

bu

sorunu

bitirmiştir.

Ancak

AK

Parti

çevrelerinin

bunu

milli

bir

zafer

olarak

görmeyip,

kısır

parti

çekişmesi

açısından

bakmaktadır.

Cumhurbaşkanı

Yardımcısı

ve

hükümet,

Avrupa

İnsan

Hakları

Mahkemesi’nin

kararından

habersiz

görünmektedir.

Bu

kararda

Avrupa’nın

en

yüksek

mahkemesi

İsviçre’yi

mahkum

etmiş,

Ermeni

Soykırımı

hakkında

bir

mahkeme

kararı

bulunmadığını

tespit

etmiş,

bu

nedenle

de

yalanı

hukuk

dışı

saymıştır.

Mahkeme,

tarihsel

değerlendirmeye

bile

girmiş,

1915

olaylarının

Yahudi

Soykırımı

ile

aynı

kategoride

değerlendirilemeyeceğini

saptamıştır.

Cumhurbaşkanı

Yardımcısı

Fuat

Oktay

ve

AK

Parti

Hükümeti,

Türkiye’nin

bu

milli

mücadelesini

geçmişte

sabote

ettiği

için

özeleştiri

vermelidir.

Hükümet,

bugün

aslen

bitmiş

olan

Ermeni

meselesinin

kalıntıları

ile

mücadele

ederken,

Talat

Paşa

Komitesi’nin

tecrübelerine

dayanmalı,

Vatan

Partisi

Genel

Başkanı

Doğu

Perinçek

ve

Türkiye’nin

AİHM

zaferini

ise

kılıç

edinmelidir.

Paylaş
Paylaş: