/
/

LGBT propaganda ve örgütlenmesini ceza yaptırımına bağlayan kanun önerisi

LGBT propaganda ve örgütlenmesini ceza yaptırımına bağlayan kanun önerisi

Genel Başkanımız Dr. Doğu Perinçek, Vatan Partisi’nin LGBT propaganda ve örgütlenmesini ceza yaptırımına bağlayan kanun önerisini açıkladı.

Genel

Başkanımız

Doğu

Perinçek,

bugün

(4

Ekim

2023)

saat

13.00’te

Ankara’da

Parti

Genel

Merkezinde,

Başkanlık

Kurulu

Üyesi

Öncü

Kadın

Genel

Başkanı

Meltem

Ayvalı,

Merkez

Karar

Kurulu

Üyesi

Erdem

Cömert

ve

Öncü

Kadın

Merkez

Yürütme

Kurulu

Üyesi

Şule

Uncu

ile

birlikte

basın

toplantısı

düzenleyerek,

Vatan

Partisi’nin

LGBT

Propaganda

ve

Örgütlenmesine

ceza

yaptırımı

öngören

kanun

önerisini

açıkladı.

Öneri,

önümüzdeki

günlerde

Öncü

Kadın

Genel

Başkanı

Meltem

Ayvalı

önderliğindeki

bir

heyet

tarafından

TBMM

Başkanı

Numan

Kurtulmuş’a

sunulacak.

Doğu

Perinçek,

basına

özetle

aşağıdaki

açıklamayı

yaptı.

MİLLÎ

DEVLETE

İNSANA

VE

TOPLUMA

KARŞI
YIKICI

TEHDİT

LGBT

diye

kısaltılan

“Lezbiyen,

Gey,

Biseksüel,

Transseksüel,

Cinsiyetsizlik,

Akışkan

Cinsiyet”

gibi

doğal

olmayan,

kadın

ile

erkek

kimliği

ve

ilişkisi

dışındaki

cinsel

kimlik

ve

ilişkilerin

propagandası

ve

örgütlenmesi,

milletimiz,

devletimiz

ve

insanımız

için

ciddî

tehdit

oluşturmakta

ve

yıkıcı

sonuçlar

doğurmaktadır.

Öncelikle

insan,

aile

kurumu

ve

kadınıyla

erkeğiyle

bütün

toplum

hedeftedir.

İnsanın

cinsiyetine

yabancılaştırılması,

kendi

bedeniyle

kavgalı

hale

getirilmesi,

bunalımları,

intiharları,

madde

ve

alkol

bağımlılığını

tetiklemekte,

şiddet

eğilimini

kışkırtmaktadır.

Dış

dayatmalarla

cinsiyet

değiştirdiği

için

pişman

olanların

sayısı

artmaktadır.

LGBT

propagandasının

masum

ve

bilinçsiz

olan

çocukları

bile

hedef

alması,

onları

istismara

açık

hale

getirmektedir.

Dahası

çocukların

cinsiyetine

müdahale

etmek

ve

onları

LGBT

hareketini

meşrulaştırmak

amacıyla

kullanmak,

toplumumuzun

geleceğini

karartmaktadır.

 Yapılan

araştırmalar,

Türkiye’de

ve

Dünya’da

sözde

“cinsiyet

hoşnutsuzluğu”

vakalarında

kayda

değer

artışlar

olduğunu

ortaya

koymaktadır.

Bu

artışın

nedeni,

doğal

değil

ideolojik

ve

kültüreldir.

Gençlerin

kimlik

arayışı

“özgürlük,

çağdaşlık,

düzene

başkaldırı”

olarak

sunulan

LGBT

propagandasıyla

buluşturulmakta

ve

“LGBT

birey”

kimliği

yaygınlaştırılmaktadır.

EMPERYALİST

MERKEZLERİN

DAYATMASI

Eşcinsellik,

tarih

boyunca

sınıfsal

çelişkilerin

ve

kadının

aşağılanmasının

aşırı

boyutlara

vardığı

toplumlarda,

topluma

yukardan

aşağı

dayatılmıştır.

Günümüz

dünyasında

da

LGBT

propaganda

ve

örgütlenmesi,

emperyalist

devletlerin

bütün

insanlığa

ve

millî

devletimize

karşı

yıkıcı

faaliyeti

kapsamındadır.

Bu

faaliyetle

toplumumuzu

ayakta

tutan

değerler

yozlaştırılmakta

ve

çürütülmektedir.

Emperyalist

Batıdan

gelen

ideolojik

baskılarla

oluşturulan

“Toplumsal

cinsiyet”

kavramı

altında,

cinsiyetsizlik

ve

benzeri

doğal

olmayan

cinsel

kimlikler

topluma

dayatılmakta,

eşcinsellik

ve

transseksüellik

yaygınlaştırılmaktadır.

 Yabancı

devlet

parasıyla

desteklenen

LGBT

propagandası

ve

örgütlenmesi,

millî

kültürümüzde

ve

ahlakımızda

derinleşen

yaralar

açmaktadır.

GENEL

AHLÂKI

VE

KAMU

GÜVENLİĞİNİ

KORUMAK 
DEVLETİN

GÖREVİ

İnsanı,

toplumu,

sağlığı,

genel

ahlâkı

ve

kamu

güvenliğini

korumak,

Devletimizin

anayasal

görevidir.

“Doğal

Olmayan

Cinsel

Kimlik

ve

İlişkilerin

Propaganda

ve

Örgütlenmenin

Suç

Oluşturduğuna

İlişkin

Kanun”un

amacı,

LGBT

propaganda

ve

örgütlenmesini

ceza

yaptırımına

bağlayarak,

devletimizi,

toplumumuzu,

aileyi

ve

insanımızı

korumaktır.

Kanun

Önerisinde

tanımlanan

amaçla

–        

Propaganda,

–        

Toplantı

ve

gösteri

yasağına

aykırı

eylemler,

–        

Örgütlenme

ve

–        

Yabancı

devlet

ve

kurumlardan

yardım

alma

suçları

Tek

tek

tanımlanmış

ve

caza

yaptırımına

bağlanmıştır.

PROPAGANDA

SUÇU

Doğal

olmayan

cinsel

kimlik

ve

ilişkilerin

propagandasından

kasıt;

özendirme

ve

telkin

içeren

kamuya

açık

eylemlerdir.

Gazete,

dergi,

kitap,

televizyon,

sinema,

radyo,

internet

gibi

kitle

iletişim

araçlarıyla

yapılan

özendirici

nitelikteki

yayınlar

ve

aynı

nitelikteki

toplantı

ve

gösteriler

propaganda

kapsamındadır.

Kanunda

cezalandırılan,

kamuya

açık

propagandadır.

Kişilerin

özel

hayatları

ve

kendi

aralarında

yaptıkları

görüş

alışverişleri

propaganda

kapsamında

değildir.

Cinsiyet,

cinsellik

ve

doğal

olmaya

cinsel

kimlikler

konularında

yapılan

bilgilendirme,

araştırma

ve

tartışmalar,

elbette

suç

kapsamı

içinde

değildir.

Suçun

oluşumunda

kasıt

unsurunun

saptanması,

belirleyici

önemdedir.

ÖRGÜTLENME

SUÇU

Örgüt

suçuna

gelince,

Kanunda,

doğal

olmayan

cinsel

kimlik

ve

ilişkilerin

propagandası

amacıyla

örgüt

kurma

veya

örgüt

yönetme

eylemleri

de

cezalandırılmıştır.

Ayrıca

tanımlanan

amaçla

kurulan

örgütlerin

kapatılması

öngörülmüştür.

Kapatma

hükmünün

verilmesi

için

iki

şart

aranmalıdır.

Suç,

ya

o

örgütü

temsil

eden

organlar

aracılığıyla

işlenecektir

ya

da

o

örgütün

faaliyetinin

tanımlanan

suça

odak

oluşturduğu

saptanacaktır.

TANIMLANAN

SUÇ

AMACIYLA

YABANCI

DEVLETLER

VE

ÖRGÜTLERDEN

MADDİ

DESTEK

ALMA

EYLEMİNE

CEZA

Suç

oluşturan

amaçla

yabancı

devletlerden,

örgütlerden

ve

kurumlardan

maddî

yardım

almak,

cezayı

ağırlaştırma

nedeni

olarak

öngörülmektedir.

DEVLETİN

HUKUKİ

DÜZENLEMELERİNDE LGBT

PROPAGANDA

VE

ÖRGÜTLENMESİNE ZEMİN

OLUŞTURAN

İFADELERİN

KADIRILMASI

İstanbul

Sözleşmesi’nin

24

Kasım

2011

tarihinde

kabul

edilmesinden

sonra

düzenlenen

kanun,

tüzük,

yönetmelik

ve

genelgelere

ve

kamu

belgelerine

giren

“toplumsal

cinsiyet”,

“gender”

gibi

ifadeler,

İstanbul

Sözleşmesi’nin

20

Mart

2021

tarihinde

Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesiyle

feshedilmesine

rağmen,

devletin

hukukî

düzenlemelerinde

durmaktadır.

Bu

ifadeler,

emperyalizmin

dayattığı

yozlaşma

ve

çürümeye

zemin

oluşturmak

yanında,

LGBT’nin

propaganda

ve

örgütlenmesi

suçunun

işlenmesine

de

alan

açmaktadır.

Bu

nedenlerle

ilgili

ifadelerin

hukuk

metinlerinden

ve

belgelerden

çıkartılması,

yürütme

ve

yasama

organlarının

ertelenemez

görevidir.

Vatan

Partisi

Heyeti,

önümüzdeki

günlerde

Kanun

Önerisini

Dilekçe

        

Komisyonu’na

göndermesi

talebiyle

TBMM

Başkanlığı’na

sunacaktır.

  

Önerimizi

ayrıca

gündemlerine

almaları

talebiyle

siyasal

partilerin

Meclis

Grubu

Başkanlıklarının

bilgisine

de

sunacağız. 

              

Kanun

Önerisi

ve

Gerekçesi

aynen

şöyledir:

DOĞAL

OLMAYAN

CİNSEL

KİMLİK

VE

İLİŞKİLERİN

PROPAGANDA

VE

ÖRGÜTLENMESİNİN
SUÇ

OLUŞTURDUĞUNA

İLİŞKİN

KANUN 

1. 

Suçun

Tanımı

Doğal

olmayan

veya

“toplumsal

cinsiyet”

diye

tanımlanan

sözde

cinsiyetlerin,

cinsel

ilişkilerin

ve

tıbbi

zorunluluk

dışındaki

cinsiyet

değiştirmenin

özendirilmesine

ve

telkinine

yönelik

propaganda

ve

örgütlenme

faaliyeti

suçtur.

2. 

Propaganda

suçu

Kanunda

tanımlanan

propaganda

eylemini

sözlü

olarak

ya

da

yazılı,

görsel

ve

işitsel

yoldan

kitle

iletişim

araçlarıyla

kamuya

açık

biçimde

yapanlar,

500

günden

on

bin

güne

kadar

adlî

para

cezası

ile

cezalandırılır.

Suçun

örgüt

faaliyeti

kapsamında

işlenmesi

halinde,

ceza

yarı

oranında

artırılır.

Kanunda

tanımlanan

propagandanın

yer

aldığı

yayın

yasaklanır

ve

yayının

kamuya

erişimi

engellenir.

3. 

Toplantı

ve

gösteri

yasağı

Bu

kanunda

suç

olarak

tanımlanan

eylemleri

gerçekleştirmek

üzere

toplantı

ve

gösteri

yürüyüşleri

yapılması,

Anayasanın

34.

Maddesinde

öngörüldüğü

üzere,

“millî

güvenlik,

kamu

düzeni,

suç

işlenmesinin

önlenmesi,

genel

sağlığın

ve

genel

ahlâkın

veya

başkalarının

hak

ve

özgürlüklerinin

korunması”

amacıyla

yasaklanır.

Hükme

aykırı

eylemlerin

gerçekleştirilmesi

halinde,

2911

Sayılı

Toplantı

ve

Gösteri

Yürüyüşleri

Kanununun

ceza

hükümleri

uygulanır.

4. 

Örgütlenme

suçu

Doğal

olmayan

cinsel

kimlik

ve

ilişkilerin

propagandası

ve

yayılması

amacıyla

örgüt

kuranlar

veya

örgütü

yönetenler,

altı

aydan

üç

yıla

kadar

hapis

cezasıyla

cezalandırılır.

5. 

Tüzel

kişiyi

kapatma

yaptırımı

Suçun

tüzel

kişiliği

yöneten

organlar

aracılığıyla

işlenmesi

ya

da

tüzel

kişinin

suç

oluşturan

faaliyetin

odağı

haline

gelmesi

durumunda,

tüzel

kişilik

kapatılır

ve

sorumlu

yöneticiler

bir

yıldan

üç

yıla

kadar

hapis

cezasıyla

cezalandırılır.

6. 

Suç

amacıyla

yabancı

gerçek

ve

tüzel

kişilerden

maddî

destek

alma

suçu

Kanunda

tanımlanan

eylemleri

işlemek

amacıyla

yabancı

devletlerden,

örgütlerden

ve

kurumlardan

maddî

destek

alanlar,

iki

yıldan

dört

yıla

kadar

hapis

cezasıyla

cezalandırılır.

Alınan

destek

müsadere

edilir.

Müsadere

edilecek

değerin

sarf

edilmiş

olması

durumunda,

bedelin

desteği

alan

veya

alanlardan

tahsil

edilmesine

hükmedilir.

Suç

amacıyla

maddî

destek

alan

örgüt

kapatılır.

7. 

Yayım

tarihi

ve

yürürlük

Bu

kanun

yayımı

tarihinde

yürürlüğe

girer.

Kanun

hükümleri

Cumhurbaşkanlığı

tarafından

yürütülür.

GEREKÇE

LGBT

diye

kısaltılan

“Lezbiyen,

Gey,

Biseksüel,

Transseksüel,

Cinsiyetsizlik,

Akışkan

Cinsiyet”

gibi

doğal

olmayan,

kadın

ile

erkek

kimliği

ve

ilişkisi

dışındaki

cinsel

kimlik

ve

ilişkilerin

propagandası

ve

örgütlenmesi,

milletimiz,

devletimiz

ve

insanımız

için

ciddî

tehdit

oluşturmakta

ve

yıkıcı

sonuçlar

doğurmaktadır.

Eşcinsellik,

tarih

boyunca

sınıfsal

çelişkilerin

ve

kadının

aşağılanmasının

aşırı

boyutlara

vardığı

toplumlarda, 

topluma

yukardan

aşağı

dayatılmıştır.

Günümüz

dünyasında

da

LGBT

propaganda

ve

örgütlenmesi,

emperyalist

devletlerin

bütün

insanlığa

ve

millî

devletimize

karşı

yıkıcı

faaliyeti

kapsamındadır.

Bu

faaliyetle

toplumumuzu

ayakta

tutan

değerler

yozlaştırılmakta

ve

çürütülmektedir.

Emperyalist

Batıdan

gelen

ideolojik

baskılarla

oluşturulan

“Toplumsal

cinsiyet”

kavramı

altında,

cinsiyetsizlik

ve

benzeri

doğal

olmayan

cinsel

kimlikler

topluma

dayatılmakta,

eşcinsellik

ve

transseksüellik

yaygınlaştırılmaktadır.

Öncelikle

insan,

aile

kurumu

ve

kadınıyla

erkeğiyle

bütün

toplum

hedeftedir.

İnsanın

cinsiyetine

yabancılaştırılması,

kendi

bedeniyle

kavgalı

hale

getirilmesi,

bunalımları,

intiharları,

madde

ve

alkol

bağımlılığını

tetiklemekte,

şiddet

eğilimini

kışkırtmaktadır.

Dış

dayatmalarla

cinsiyet

değiştirdiği

için

pişman

olanların

sayısı

artmaktadır.

LGBT

propagandasının

masum

ve

bilinçsiz

olan

çocukları

bile

hedef

alması,

onları

istismara

açık

hale

getirmektedir.

Dahası

çocukların

cinsiyetine

müdahale

etmek

ve

onları

LGBT

hareketini

meşrulaştırmak

amacıyla

kullanmak,

toplumumuzun

geleceğini

karartmaktadır.

 Yapılan

araştırmalar,

Türkiye’de

ve

Dünya’da

sözde

“cinsiyet

hoşnutsuzluğu”

vakalarında

kayda

değer

artışlar

olduğunu

ortaya

koymaktadır.

Bu

artışın

nedeni,

doğal

değil

ideolojik

ve

kültüreldir.

Gençlerin

kimlik

arayışı

“özgürlük,

çağdaşlık,

düzene

başkaldırı”

olarak

sunulan

LGBT

propagandasıyla

buluşturulmakta

ve

“LGBT

birey”

kimliği

yaygınlaştırılmaktadır.

 Yabancı

devlet

parasıyla

desteklenen

LGBT

propagandası

ve

örgütlenmesi,

millî

kültürümüzde

ve

ahlakımızda

derinleşen

yaralar

açmaktadır.

İnsanı,

toplumu,

sağlığı,

genel

ahlâkı

ve

kamu

güvenliğini

korumak,

Devletimizin

anayasal

görevidir.

“Doğal

Olmayan

Cinsel

Kimlik

ve

İlişkilerin

Propaganda

ve

Örgütlenmenin

Suç

Oluşturduğuna

İlişkin

Kanun”un

amacı,

LGBT

propaganda

ve

örgütlenmesini

ceza

yaptırımına

bağlayarak,

devletimizi,

toplumumuzu,

aileyi

ve

insanımızı

korumaktır.

Kanunun

adında

LGBT

kavramının

tercih

edilmeme

nedeni,

yeni

yeni

cinsel

kimlikler

türetilmesidir.

Böylece

LGBT

harfleri

yetersiz

hale

getirilmektedir.

Bu

nedenle

“Doğal

Olmayan

Cinsel

Kimlikler

ve

İlişkiler”

kavramı

kullanılmıştır.

Doğal

olmayan

cinsel

kimlik

ve

ilişkilerin

propagandasından

kasıt;

özendirme

ve

telkin

içeren

kamuya

açık

eylemlerdir.

Gazete,

dergi,

kitap,

televizyon,

sinema,

radyo,

internet

gibi

kitle

iletişim

araçlarıyla

yapılan

özendirici

nitelikteki

yayınlar

ve

aynı

nitelikteki

toplantı

ve

gösteriler

propaganda

kapsamındadır.

Cinsiyet,

cinsellik

ve

doğal

olmaya

cinsel

kimlikler

konularında

yapılan

bilgilendirme,

araştırma

ve

tartışmalar,

elbette

suç

kapsamı

içinde

değildir.

Kanunda

cezalandırılan,

kamuya

açık

propagandadır.

Kişilerin

özel

hayatları

ve

kendi

aralarında

yaptıkları

görüş

alışverişleri

propaganda

kapsamında

değildir.

Suçun

oluşumunda

kasıt

unsurunun

saptanması,

belirleyici

önemdedir.

Örgüt

suçuna

gelince,

Kanunda,

doğal

olmayan

cinsel

kimlik

ve

ilişkilerin

propagandası

amacıyla

örgüt

kurma

veya

örgüt

yönetme

eylemleri

de

cezalandırılmıştır.

Ayrıca

tanımlanan

amaçla

kurulan

örgütlerin

kapatılması

öngörülmüştür.

Kapatma

hükmünün

verilmesi

için

iki

şart

aranmalıdır.

Suç,

ya

o

örgütü

temsil

eden

organlar

aracılığıyla

işlenecektir

ya

da

o

örgütün

faaliyetinin

tanımlanan

suça

odak

oluşturduğu

saptanacaktır.

Suç

oluşturan

amaçla

yabancı

devletlerden,

örgütlerden

ve

kurumlardan

maddî

yardım

almak,

cezayı

ağırlaştırma

nedeni

olarak

öngörülmektedir.

İstanbul

Sözleşmesi’nin

24

Kasım

2011

tarihinde

kabul

edilmesinden

sonra

düzenlenen

kanun,

tüzük,

yönetmelik

ve

genelgelere

ve

kamu

belgelerine

giren

“toplumsal

cinsiyet”,

“gender”

gibi

ifadeler,

İstanbul

Sözleşmesi’nin

20

Mart

2021

tarihinde

Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesiyle

feshedilmesine

rağmen,

devletin

hukukî

düzenlemelerinde

durmaktadır.

Bu

ifadeler,

emperyalizmin

dayattığı

yozlaşma

ve

çürümeye

zemin

oluşturmak

yanında,

LGBT’nin

propaganda

ve

örgütlenmesi

suçunun

işlenmesine

de

alan

açmaktadır.

Bu

nedenlerle

ilgili

ifadelerin

hukuk

metinlerinden

ve

belgelerden

çıkartılması,

yürütme

ve

yasama

organlarının

ertelenemez

görevidir.

Paylaş
Paylaş: