YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR!

YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR!

Genel Başkan Yardımcımız ve Dünya-Mer Yönetim Kurulu Üyesi Ethem Sancak, Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi’nin düzenlediği “Dünyada Güvenlik ve NATO Konferansı’nda konuşma yaptı.

Saygıdeğer Konuklar,

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sabrınız, katkılarınız ve nezaketiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. Hem kendi şahsım adına hem de —aynı zamanda kurucu yönetim kurulu üyesi olduğum— Dünya-Mer ve partim adına sizleri saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum.

Gerçekten hep birlikte felekten iki gün çaldık. Çok güzel, dolu dolu iki gün geçirdik; ülkenin ve insanlığın geleceğine kafa yorduk. Ne mutlu bizlere, iyi ki varsınız! Sizler bu ulusun zenginliği ve kaymağısınız. İşinizi, gücünüzü, kişisel sorunlarınızı bir kenara bırakıp dolu dolu iki gününüzü insanlığın ve ülkemizin geleceğine hasrediyorsunuz. Bu durum bizlere çok büyük bir moral, ülkemizin istikbali ve geleceği için de muazzam bir enerji veriyor. Çok teşekkür ederiz.

Dünya-Mer, çiçeği burnunda bir enstitü. Bence sizlerin katılımı ve katkılarıyla ilk sınavını çok iyi verdi. Benim kanaatime göre, bir notla değerlendireceksek 10 üzerinden 10 aldı. Sizi bilmem ama bence öyledir. Çok önemli, aktüel ve güncel bir konuyu çok ciddi bir şekilde ele aldı. Konuk konuşmacılarımız geleceğe, gelecek yüzyıla dair tahliller yaptılar ve önümüzü aydınlattılar. Yaklaşık 10-15 ülkeden katılan çok saygın entelektüeller bize ışık oldular; kendilerine teşekkür ediyoruz.

Tabii dünya yepyeni bir döneme geçti. Yaklaşık 300 yıl önce Osmanlı’yı yıkarak emperyalist, sömürgeci planlarını hayata geçiren Batılı emperyalistler, o dönemde yeni bir düzen inşa ettiler. Paraya dayalı kapitalizmi kurarak bunu insanlığa bir umut ışığı olarak sundular. Başlangıçta da hakikaten iyi başladılar; kardeşliği, eşitliği, özgürlüğü sorgulamaya başlayan, insan onurunu esas alacağını söyleyen bir sosyoekonomik sistem inşa edildi. Bu sistem insanlığı ilerletti, büyük devrimciler de çıkardı. Devletlerin bağımsızlığı ortaya çıktı, milletlerin bağımsızlaşma süreci başladı.

Sonra, bir süre sonra bu sistem “bırakınız geçsinler, bırakınız yapsınlar” zihniyetiyle dizginsiz bir şekilde paraya taparak, “insanın insanın kurdu olduğu” felsefesini yayarak insanlığı felç etti. Emperyalizm aşamasına geçti; son yüzyılda da hegemonyacılıkla insanlığa eşkıyalık yapıyor. Ve çok şükür ki 300 yılın sonunda bunun sonu geldi. 2008 kriziyle başlayan ve bugün doruğa ulaşan derin kriz, kapitalist sistemi içinden çıkılmaz hale getirdi ve bence bu sistem artık bitti.

Artık yeni bir dünya kuruluyor. Tabii bu yeni dünya ve yeni düzen kurulurken acı da olacak, gözyaşı da olacak, savaşlar da olacak. Bunlar insanlığı içine çekecek ama insanlık bunların altından kalkacaktır. Çünkü uygarlık tarihine baktığımızda insanlık hep ileriye doğru, acıları aşarak gitmiştir. İnsan denilen varlık, bütün yaratılmışların en kutsalı, eşref-i mahlûkattır ve bu sorunlarını mutlaka aşacaktır. Sorunlar aşılacak.

Dünya-Mer de bu sorunların çözülmesi konusunda üstüne düşen görevi yerine getirecektir. İnsanlığın en ileri kesimlerini bir araya getirecek; fikirlerini, düşüncelerini sistemleştirecek ve insanlığın hizmetine, insanlığın kurtuluşu için muazzam projeler, planlar geliştirecektir. Bu noktada saygıdeğer başkanımız bize liderlik edecek. Kendisi, biliyorsunuz, Türkiye’nin matematik dehasıdır; Türkiye Matematik Olimpiyatı Komitesi’nin başkanıdır. Türkiye’nin en gözde üniversitesi olan ODTÜ’nün çok saygın bir bilim insanıdır. Çevresinde topladığı, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen entelektüeller de kendilerini bu işe hasretmişlerdir.

Dünya-Mer işte böyle yola çıktı. Yükselen Asya’nın, küresel güneyin, Avrupa’nın devrimci halklarının ve Amerikan ulusunun saygın geçmişinin —yani Lincoln’ün, Thomas Jefferson’ın torunlarının da katkı yapacağı seçkin bir topluluk inşa edeceğiz ve insanlığın önünü aydınlatmaya çalışacağız. Hep birlikte yolumuzu bulmaya çalışacağız ve yolumuzu mutlaka bulacağız. Bizim kuşağımız, Hannibal’ın kuşağından çok daha ileri bir noktada. O nasıl yol bulduysa biz de yolu bulacağız. Bizim kuşağımız, Fatih Sultan Mehmet’in kuşağından çok daha ileri. O nasıl yol bulduysa, İstanbul’u fethedip dünyaya ışık olduysa biz de olacağız. Dünya-Mer bize bu umudu verdi; sizlerin varlığı bize bu umudu verdi.

Önümüzde güvenliğin dışında insanlığın bir sürü sorunu var. Tabii yeni bir uluslararası sistem kurulacaksa NATO gibi örgütlere hiç gerek yok. Yani eğer dünya barışını esas alacaksak, eşit bölüşümü esas alacaksak, özgür ulusları esas alacaksak, bağımsız millî devletleri esas alacaksak, “kazan-kazan” prensibini esas alacaksak, kardeşleşeceksek ve “insan insanın kurdu değil, yaratılmışların en şereflisidir” prensibine dayanarak yeni bir uluslararası düzen inşa edeceksek NATO gibi organizasyonlara gerek yoktur; savaşmaya ve birbirimizi öldürmeye gerek yoktur.

Ayrıca insanlığı sadece dünyanın meseleleri ilgilendirmiyor. “Dünya-Mer” dedik ama 5000 yıllık uygarlık sürecimizde bir sürü şeyi ehlileştirdik; atı ehlileştirdik, tarımı ehlileştirdik, aklımıza gelen bir sürü şeyi ehlileştirdik. Şimdi sırada ehlileştirilecek başka bir şey var: Işık. Bizim ışığı ehlileştirmemiz lazım. Bizim saniyede 300.000 kilometre yol alan vasıtalara ihtiyacımız var. Çünkü artık bu dünya bizi taşıyamıyor. Biz bu dünyaya mahkûm olduk, dünya da bize mahkûm oldu. İnsanlık bunu da aşacaktır.

  1. yüzyıldaki büyük âlimimiz, Doğu’nun büyük bilgini Cabir bin Hayyan diyor ki: “Allah bize öyle bir akıl vermiş ki biz bu aklı kullanıp kâinatın sınırlarını keşfedebilir, insan yapabiliriz.” Ta 8. yüzyılda kâinatın sınırlarını keşfedebileceğimizi söyleyen âlimlerimiz var. Bugün artık insanlık o noktaya geldi. Bizim enerjiyi evcilleştirmemiz, ışığı evcilleştirmemiz ve uzayı fethetmemiz lazım. Dünya-Mer bu çalışmalara da liderlik edecek ve insanlığın ufkunu açmaya çalışacak. İnsanlığın önü parlak, geleceğimiz çok parlak; çok umutluyuz.

Onun için, belki bizi zorunlu olarak temmuzun başında Ankara’da yapılacak NATO zirvesi çok etkilemiş olabilir ama ben onu çok önemsemiyorum. Gerçekten o bir cenaze töreni olacak ve insanlığın hafızasından bir süre sonra NATO silinip gidecek; unutulacak bir örgüt haline gelecektir. Ama yeni sorunlarımız olacak ve biz bunların hepsini çözeceğiz.

Tekrar katılımlarınız için teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. İyi ki varsınız; hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bundan sonraki toplantılarda da bu katılımınızı bekliyoruz. Saygılarımı sunuyorum.

Paylaş