Yayınlanma:
PKK organları, daha on gün önce “Rojava’da devlet kurduk” diye bayram yapıyordu. ÖDP gibi, PKK’nin kuyruğundan kurtulamayan örgütler de, ABD’nin kurdurduğu bu devlete kutlama mesajları yayınlıyorlardı.
Enstrümanın beyni olmaz
Kendisine “araçsal” rol verildiğini, hem de liderinin ağzından kabul ve ilan eden bir örgütte beyin olmaz. O örgüt, stratejik piyonluğu resmen ve ruhen de benimsediği için, hesap kitap yapma yeteneğini geliştiremez. O’nun bütün hesap ve kitabı, hangi güce hangi koşullarda “araç” olacağı üzerinedir.
PKK’nin siciline bakınız, bütün planları kullanılmak üzerine kurulmuştur. Bu “kullanılmak” lafını en çok kullanan da Öcalan’ın kendisidir. 1999 yılı Şubat ayında İsrail’den Türkiye’ye getirilirken uçakta söylediği, “devlete hizmet etmeye hazırım” sözü, o an korkudan söylenmiş bir laf değildir. O söz, PKK’nin yaşam şifresidir. O nedenle PKK’ye ‘Rojava’da hükümet kur’ derler, kurar. Sonu nereye varır, düşünmez. Enstrüman ruhu budur. Enstrümanın beyni olmaz.
Beyni olsaydı
Beyni olsaydı, şöyle düşünürdü: Bana hangi coğrafyada hükümetçik kur diyorlar? Suriye’yi böldürüyorlar. Irak’la düşman olacağım. Yukarda Türkiye’de Tayyip Erdoğanların sonu geliyor. ABD inisiyatifi kaybetti. İsrail’in gücü yetmez. Bu “Kürt koridoru” dedikleri gerçekçi değil. Bizi dolduruşa getiriyorlar!!!
Akıllı adamın yapacağı değerlendirme buydu.
Yanlış hesap Bağdat’tan döndü. Gazetelerde fotoğrafları hüzünle görüyoruz, on binlerce Kürt sırtında yatağı yollara dökülmüş, Suriye’nin kuzeyinden Irak’ın kuzeyine kaçıyor. PKK organları, katliam haberleri yapıyor.
Kürt halkı yatağını sırtlayıp kaçtığına göre, can telaşına düştüğü ortadadır. Ama onu evini barkını, malını mülkünü bırakıp kaçırtan kimdir?
Bu soruya dolduruşa gelerek verilen cevaplar çıkmazı derinleştirecektir. Bir bölge gerçeği var: “Kürdistan’ı kuracağız” diyenler, dört ülkeyi böleceğiz demektedirler. Dört ülkeyi bölmek için kuvvet ister. O kuvvet de ABD ve İsrail’dir denmektedir. İşte enstrümanlığın da, ihanetin de, onursuzluğun da, beyinsizliğin de başladığı nokta budur.
PKK’nin baş aşağı gideceği bir sürecin eşiğindeyiz. Kimileri, Güneydoğu manzaralarına bakıp Türkiye’nin bölündüğünü düşünüyor. O manzaralar, PKK’nin değil, AKP’nin eseri ve başarısıdır.
AKP, bizzat Hüseyin Çelik’in ve diğer yöneticilerinin itiraf ettikleri gibi, “Açılım” için iktidara oturtuldular. Bu da bir enstrüman gö-
reviydi. PKK de, enstrümanın enstrümanı oldu. 2002 yılını hatırlayalım, PKK terörü bitme noktasına gelmişti. AKP iktidarıyla bugün Güneydoğu’da derebeylikler oluşturma konumuna getirildi. Ergenekon operasyonları da bu amaçla tezgâhlandı.



