Yıldırım Koç: FETÖ’nün sendikal ayağına ne oldu?

"FETÖ’nün siyasi ayağının yanı sıra, sendikal ayağı da cezasını bulmalıdır"

FETÖ’nün, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük tehlike ve tehdidini oluşturan Amerikancı casusluk ve terör örgütünün devletimizin çeşitli kesimlerinden temizlenmesi üç yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Ancak FETÖ’nün siyasi ayağının üzerine gidilmediğine ilişkin haklı eleştiriler gündemde. Gündemde olmayansa, FETÖ’nün sendikal ayağı.

 

 

FETÖ’NÜN İŞÇİ VE MEMUR ÖRGÜTLENMELERİ

 

Fetullahçı casusluk ve terör örgütünün sızmaya çalıştığı alanlardan biri de işçi ve memur örgütlenmeleriydi.

 

Aydınlık’taki köşemde 15 Temmuz 2016 Amerikancı darbe girişimi öncesinde Fetullahçı casusluk ve terör örgütünün sendikalardaki çalışmalarına ilişkin çeşitli yazılar yayımladım: Hizmet Hareketinin Pak Sendikaları (8.4.2014), Fetullahçıların Sendikacılık Anlayışı (19.7.2014), Aksiyon-İş’in Marifeti (22.7.2014), Aksiyon-İş’in Kopyacılığı (26.7.2014), F-Tipi Sendikaların Durumu (4.8.2014), Hizmet Hareketi’nin İşçi Dernekleri (9.3.2015 ve 10.3.2015).

 

Darbe girişimi sonrasında da bu örgütleri teşhir etmeye çalıştım: Fetullahçıların Sendikaları (23.7.2016), Fetullahçıların Kamu Çalışanları Sendikaları (25.7.2016), Fetullahçıların İşçi Sendikaları (26.7.2916), FETÖ’cü Sendikalar Kapatılmamalı mı? (30.7.2016), Fetullahçıların İşçi/Memur Dernekleri (1.8.2016), FETÖ ve Emperyalizmin Sendikacılığa Müdahalesi (2.8.2016), FETÖ ve Sendikacılar (27.8.2016), Sendikalardaki FETÖ’cüler (18.10.2016).

 

Bu yazılarıma www.aydinlik.com.tr veya www.yildirimkoc.com.tr adreslerinden erişilebilir.

 

 

NİÇİN ÖNEMLİ?

 

Bir örgütün adının “sendika” veya “işçi derneği” olması, o örgütün amacının işçi hak ve özgürlüklerini korumak ve geliştirmek olduğu anlamına gelmez. Dünya tarihinde ve ülkemizin tarihinde, adı “sendika” veya “işçi derneği” olup da bölücülüğe veya gericiliğe hizmet amacıyla oluşturulmuş ve faaliyet gösteren çok kuruluş vardır.

 

Emperyalizm, bir ülkede etki oluşturmaya ve bu ülkeyi yönlendirmeye çalıştığında, uğraş verdiği alanlardan biri sendikalardır.

 

Geçen haftalarda, “emperyalizmle dans eden” örgütlerden örnekler vermiştim. Bu örgütleri eleştiriyorduk, çünkü bu örgütler esasında ve özünde işçi örgütleri olmakla birlikte, yanlış bir yola girmişler, emperyalistlerle dans etmeye başlamışlardı.

 

FETÖ olayı “emperyalistlerle dans” değil, emperyalistlerin doğrudan aleti ve uzantısı olmaktır.

 

Fetullahçı casusluk ve terör örgütü, yukarıda belirtilen yazılarımda da ayrıntılı olarak verilen işçi ve kamu çalışanları sendikaları ve işçi/memur dernekleri oluşturdu. 15 Temmuz 2016 sonrasında bunlar kapatıldı; ancak FETÖ’nün işçi/memur kitle örgütlenmesi çalışmalarını yalnızca bu örgütlerle sınırladığını düşünmek büyük aymazlıktır.

 

Fetullahçı casusluk örgütünün doğrudan kontrolü altındaki sendikalar ve dernekler kapatıldı; ancak bildiğim kadarıyla henüz dava açılmadı. Halen faaliyette bulunan bazı sendikalarda da Fetullahçı ajanların bulunduğu ileri sürülüyor. Bu konuda Cumhuriyet savcılıklarına yapılan bazı başvurular var. Bu unsurlar bugün bu fırtınayı atlatmaya çalışıyorlar. Büyük olasılıkla, ABD emperyalizminin etkisini yeniden artıracağı günlerin hayali içinde, sinmiş bekliyorlar. Yanılıyorlar; ancak yaralı hayvanı canlı bırakmak tehlikelidir. Vahşi hayvan yaralandığında ona acırsanız, yarın acınacak duruma düşebilirsiniz.

 

FETÖ’nün (siyasi ayağının yanı sıra) işçi/memur örgütlenmesinin de üzerine gidilmesinin ve emperyalistlerin bu alandaki işbirlikçilerinin tespit edilip cezalandırılmasının büyük yarar vardır.

 

FETÖ’nün siyasi ayağının yanı sıra, sendikal ayağı da cezasını bulmalıdır.