Yıldırım Koç: Ergenekon Kumpası ve Memur-Sen (III)

"Ergenekon kumpasının çöktüğü günümüzde, bazı kişi ve örgütlerin, unutulmasını istediklerini hatırlatmak kutsal bir görevdir"

MEMUR-SEN GENEL BAŞKANI’NIN SAHİP ÇIKTIĞI FETULLAHÇI SAVCI

 

Ahmet Gündoğdu, 2009 yılı başlarında Gümüşhane’de yaptığı bir başka konuşmada, Ergenekon’un Fethullahçı Savcısı Zekeriya Öz’e sahip çıkılmasını istedi: “1924 Anayasası ile millete verilen yetkinin 1980 Anayasası ile geri alınmış olmasına itirazımızı yüz binlerle alanlarda dillendirdik. Bizim, Meclis’ten (TBMM) bütün siyasi partilerden beklentimiz, Türkiye’nin antidemokratik yapılanmalarından kurtulması için, sırtındaki kamburlardan kurtulması için hukukun üstünlüğüne inanarak her türlü çeteleşmenin üzerine gitmeleridir. İktidardan beklentimiz Ergenekon savcılarını yalnız bırakmamasıdır. Şemdinli Savcısı’na yapılan yanlışlığın bu savcılara yapılmamasıdır. Geçmişte hangi görevde bulunmuş olursa olsun, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerinden hukuka ve demokratikleşmeye zarar vermiş kişiler kim olursa olsun bunların sonuna kadar üzerine gidilmesini önemsiyoruz.” (Memur-Sen Gazetesi, Mart-Nisan 2009)

 

 

MEMUR-SEN BAŞKANLAR KURULU BİLDİRİSİ

 

Memur-Sen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu (11-13 Haziran 2009) Sonuç Bildirgesi’nde sürmekte olan Ergenekon Davası hakkında şu değerlendirme vardı: “Ergenekon soruşturmasını ve davasını Türkiye’nin aydınlık yarınlarına giden yolda engellerin ortadan kaldırılması olarak görüyor, insan hakları ihlallerinin ve işlenen faili meçhul cinayetlerin hesabının sorulmasını bekliyoruz.” (Memur-Sen Gazetesi, Haziran-Temmuz 2009)

 

25-27 Ocak 2010 günleri Uluslararası Demokrasi Kongresi toplandı. “Demokratik parlamenter rejimi askıya almaya yönelik her on yılda bir tekrarlanan darbe dönemlerinin sona erdiğini de söyleyen Gündoğdu, ‘Bu millet, artık gerekçesi ne olursa olsun, gerçekleştiricisi kim olursa olsun darbeye tevessül edenleri Devletin tepesinde değil Silivri Cezaevinin kodeslerinde ağırlamakta kararlıdır. Bu kararlılığın bizi getirdiği nokta, toplumu kuşatacak çağdaş ve sivil yeni bir Anayasa yapmaktır” şeklinde konuştu.” (Memur-Sen Gazetesi, Şubat-Mart 2010)

 

Ahmet Gündoğdu Uluslararası Demokrasi Kongresindeki konuşmasına şöyle devam etti: “Türkiye’de ilk kez bir darbe teşebbüsünü ve faillerini gün yüzüne çıkarma ve millet adına cezalandırma kararlılığı yaşanıyor. Bu vesileyle Memur-Sen camiasının, Ergenekon davası başta olmak üzere, her türlü teröre karşı bilhassa Ergenekon davasında ucu kime dokunursa dokunsun, kim olursa olsun sonuna kadar gidilmesi, darbe girişiminde bulunanlara hak ettikleri bedelin ödetilmesi talep ve beklentimizi bir kez daha tekrar etmek istiyorum.” (Memur-Sen Gazetesi, Şubat-Mart 2010)

 

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 1997 yılında Türk-İş, DİSK, TİSK, TOBB ve TESK’in oluşturduğu Sivil İnisiyatif’in (“Beşli Çete”) darbecilere ev sahipliği yaptığını ileri sürdü: “Her ne kadar geçmişte beşli çete olarak adlandırılan sözde sivil toplum örgütleri tarafından bu baskı gücü, Ergenekoncu darbecilere ev sahipliği yaparak milletin aleyhine olarak kullanılmış olsa da, bugün sivil toplum örgütü kültürü milletimiz tarafından içselleştirilerek daha yaşanılabilir bir ülke olma yolunda gösterilen gayretlere dayanak teşkil etmektedir.” (Kamu’da Sosyal Politika Dergisi, Ahmet Gündoğdu’nun yazısı, Sayı 21, 2012-2)

 

 

AHMET GÜNDOĞDU’NUN TAHLİYELERE TEPKİSİ

 

Ergenekon Davası tutuklularının serbest bırakılması gündeme geldiğinde, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu buna karşı çıktı: “Ergenekon davalarının ‘yeniden yargılama’ tartışmaları üzerinden sulandırılmasını, ‘Ergenekon diye bir yapılanma yok’ şeklinde akla ziyan ön kabullerin kimi fırsatçılar eliyle topluma dayatılmasını, bütün bu retorik üzerinden de milletin geleceğine ipotek koyanların salıverilmesini de asla kabullenemeyiz. Böylesi bir süreç, yeni Türkiye’nin kurulmasını geciktirecek, millet iradesinin, milli egemenliğin yeniden vesayetçilerin eline geçmesine imkan sağlayacak bir zemin hazırlanmasıyla sonuçlanabilir.” (Memur-Sen Dergisi, Mart 2014)

 

Ergenekon Davası tutukluları serbest bırakılınca, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Enerji Bir-Sen Başkanlar Kurulu Toplantısında şunları söyledi: “Tahliye kararları üzerinden kaygıya kapılması istenen hatta bu anlamda planlı bir faaliyetle karşı karşıya kaldığını düşündüğümüz milletimiz rahat olsun. Verilen tahliye kararları suçsuzluk ya da beraat ilanı değil, yargının ağır işleyişinden kaynaklanan bir durumdur. (...) Son tahliyelerle tutuklulukları sona erenler, gelinen nokta itibariyle beraatten çok mahkumiyete yakındırlar ve o mahkûmiyet kararının çok da uzak olmayan bir zamanda kesinleşmesini bekliyor ve kesinleşeceğine inanıyoruz.” (Memur-Sen Dergisi, Mayıs 2014)

 

Ergenekon kumpasının çöktüğü günümüzde, bazı kişi ve örgütlerin, unuttuklarını veya unutulmasını istediklerini hatırlamak ve hatırlatmak kutsal bir görevdir.