Oktay Yıldırım: Guernica

"Irak 2003 yılından beri Guernica’dan bin beter oldu. Şimdi İran için aynı hesap yapılıyor, ama bu kez evdeki hesap çarşıya uymayabilir..."

BM Genel Kurulu’nun duvarında asılı olan Picasso’nun dev Guernica tablosu, 2003 yılı Şubat ayı başlarında büyük mavi bir perde ile kapatılmıştı. Çünkü Amerikalılar, savaş hakkında açıklama yaparken arka fonda bu tablonun bulunmasından çok rahatsız olmuşlardı. Özellikle de birkaç gün önce ‘’ABD’nin ilk siyahi Genelkurmay Başkanı’’ unvanını da taşıyan Dışişleri Bakanı Colin Powell, eline verilen minik bir şişeyi sallayarak Irak’taki kimyasal silahların varlığını kanıtladığını düşündüğü, ama alay konusu olduğu o meşhur açıklamayı yaparken...

 

Bu açıklamanın üzerinden henüz bir yıl geçtikten sonra, büyük mavi örtü hala Guernica’nın üzerindeyken bu kez de söylemek zorunda kaldığı ‘’kimyasal silah’’ yalanı için özür dileyecekti Powell. O açıklamaları yaparken bunu öngörmüş müydü bilinmez, ama o şişeyi Powell’in eline veren ekibin başındaki John Bolton durmayacaktı.

 

Siyahi Powell, bu yalan yüzünden bütün dünyadan özür dilerken, tipik bir WASP olan Bolton, Nükleer Silahların Yayılmasını Önlemekten Sorumlu Bakan Yardımcısı olmuştu ve hedefi İran’dı. İsrail’i İran’ı vurmaya zorlamak dahil her yolu deneyen, ‘’İran’ın bombasını önlemek için İran’ı bombala’’ diye makaleler yazabilen bu diplomat karikatürü, şu anda ABD dış politikasının adeta lokomotifi olarak hem ülkesini hem de Ortadoğu’yu bir felakete sürüklüyor.

En başından itibaren İran ile nükleer anlaşmaya karşı çıkan Bolton’un, yarattığı tazyikle ABD bu anlaşmadan çekildi. Trump’ın Ulusal Güvenlik danışmanı olduktan sonra İran’a ekonomik ambargo ve yaptırımlar, Kudüs’ün başkent olarak tanınması, Golan işgalinin tanınması, İran Devrim muhafızlarının terör listesine alınması, İran’dan petrol alan ülkelerin muafiyet kapsamından çıkarılması, 120 bin askerin bölgeye kaydırılmasını öngören plan değişiklikleri gündeme geldi.

 

Şimdi de İran destekli Şii grupların ABD kuvvetlerine, müttefiklerine ya da çıkarlarına zarar verebileceğine ilişkin kuvvetli bir istihbaratları olduğunu açıkladılar. Bu gerekçeyle diplomatlarına Irak’ı boşaltma talimatı verdi.

 

Guernica tablosunun üzerindeki mavi örtü kalktı mı bilmiyorum, ama Bolton artık çılgınlıklar yapmak için kanıta ihtiyaç duymayacak kadar güçlü bir pozisyonda, en iyi bildiği şeyi yapıyor, istihbarat uyduruyor. O, esasen ABD halkının değil, ABD askeri-sınai kompleksinin temsilcisi.

 

Peki, olabilir mi, ABD Afganistan, Irak ve Suriye deneyimlerinden sonra yeni bir çılgınlığa imza atıp İran’a saldırabilir mi?

 

Diyelim saldırma kararı verildi, ABD, Irak ve Suriye için bile uluslararası destek bulmakta zorlanırken, bu İran için çok daha zor, hatta imkânsız olacaktır. İran Asya’da Rusya, Çin, Japonya’nın yanı sıra AB ülkeleri ile de çok önemli siyasi-ekonomik ilişkilere sahip, bölgesinde ise bütün komşuları için önemli.

 

Diyelim destek de buldu. Peki, İran’da da Irak’ta bulduğu gibi balyozla heykel yıktıracak bir toplumsal destek bulabilir mi? İran, Taliban’ın Afganistan’ından ya da Saddam’ın Irak’ından çok farklıdır. İran’da rejimin meşruiyeti yarı yarıya İran İslam devrimine ve ABD karşıtlığına dayanıyor. İran’da generalleri satın alıp, işgalden birkaç gece önce uçakla kaçıracak bir Kesnizani tarikatı bulma imkânı da yok.

 

Askeri bakımdan da durum çok farklı. Bu iki ülkeye göre daha iyi, ama İran ile kıyaslayınca çok geride bir askeri güce sahip olan Suriye bile ABD’nin bir kıyaslama yapması için yeterlidir.

 

Bir seferberlik çağrısında silah başına koşacak 20 milyonluk bir potansiyele, çok uzun süreli mevzii savaşı verebilecek bir askerlik geleneğine ve sadece İran içinde değil, Irak, Yemen hatta BAE ve Arabistan’daki ABD varlığı ve çıkarları için bile ciddi tehdit oluşturabilecek kadar iyi örgütlenmiş bir Özel Kuvvet/Vekil Kuvvet yapısına sahip.

 

Afganistan ve Irak’taki tek taraflı saldırganlıkla kıyaslanmayacak bir çatışma olacağını, sadece İran ile sınırlı kalmayacağını ve ABD’nin bunu kaldıramayacağını herkes biliyor. Kaldı ki, ABD bu savaşta o çok güvendiği vekil kuvveti olan PYD’yi de kaybedecektir. ABD’nin bu saldırıdaki temel motivasyonu, ister İran İslam devrimindeki 444 günlük kuyruk acısı olsun; ister Hazar-Kafkasya ve Ortaasya’daki petrolün nakli için İran üzerinden kurduğu hayaller olsun; ister İsrail’in güvenliği için İran’ın nükleer silah edinme potansiyeline darbe vurmak; isterse de kendisi çekildikten sonra kolay rakip olamasın diye enkaz bir Batı Asya bırakma hesabı olsun, bu savaşın sonucu değişmez. Aritmetik bu...

 

Yani karikatür adam Bolton’un savaş çığırtkanlığı her durumda pahalıya mal olacak gibi görünüyor.

 

Bu arada...

Guernica’da Nazi uçaklarıyla binlerce sivilin katledilişini anlatan Picasso tablosunu BM’ye bağışlayan, Bolton gibi tiplerin arkasındaki kuvvetlerden biri olan Rockfeller ailesiydi, ne çelişki değil mi?

 

Irak 2003 yılından beri Guernica’dan bin beter oldu. Şimdi İran için aynı hesap yapılıyor, ama bu kez evdeki hesap çarşıya uymayabilir. Bolton’un bunu görme yeteneği var mı bilmiyorum, çünkü kaşlarını o kadar çok çatıyor ki, gözlerini sıkı sıkıya kapattığını düşünüyor insan. Belki, yeni nesil Rockfeller’lar ya da ne bileyim Roschild’ler de barışı ne kadar sevdiklerini göstermek için büyük bir Felluce fotoğrafı bağışlar BM’ye...